Andrew V. Schally Kimdir?

Andrew V. Schally Kimdir?
Gerçek Adı: Andrew Victor Schally 
Doğum Tarihi: 1926
Doğum Yeri: Wilno, Polonya (günümüzde Vilnius, Litvanya) 
Boyu: 1.70 m (tahmin ediliyor)
Kilosu: 70 kg ( tahmin ediliyor)
Burcu: Yay
Medeni Hali: Evliydi
Eğitim Durumu: University of London (Kimya), McGill University (PhD, Biyokimya, 1957) 

Yirminci yüzyılın en etkili endokrinologlarından biri olan ve beynin hormonal kontrol sistemini çözerek modern nöro-endokrinolojinin temellerini atan Polonya asıllı Amerikalı bilim insanı Andrew V. Schally kimdir?

1977 yılında Roger Guillemin ve Rosalyn Yalow ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne layık görülen Schally , hipotalamus hormonlarının izolasyonu ve sentezini gerçekleştirerek endokrinoloji alanında devrim yaratmıştır.

Onun çalışmaları sayesinde, hipotalamusun vücuttaki diğer hormon üreten bezleri nasıl kontrol ettiği anlaşılmış ve bu keşifler prostat kanseri tedavisinden doğum kontrol yöntemlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede klinik uygulamalara dönüşmüştür.

Andrew V. Schally Biyografisi

Andrew Victor Schally, 30 Kasım 1926’da, o dönemde Polonya toprakları içinde bulunan Wilno şehrinde (günümüzde Litvanya’nın başkenti Vilnius) dünyaya geldi. Yahudi kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Schally’nin erken çocukluk yılları, 20. yüzyılın en büyük felaketlerinden biri olan II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde geçti.

Savaş yılları boyunca aile, Romanya, İtalya ve Fransa gibi ülkelerde dolaşarak zorlu bir sürgün hayatı yaşadı

Schally’nin bu dönemde yaşadığı travmalar, onun karakterini derinden şekillendirdi. Kendi ifadesiyle, bu zorluklar onu hayata karşı daha güçlü kılmış ve bilimsel kariyerinde karşılaştığı engelleri aşmasına yardımcı olmuştur.

1945 yılında savaşın sona ermesinin ardından Schally, Birleşik Krallığa yerleşti. Önce İskoçya’da lise eğitimini tamamladı, ardından Londra’ya giderek kimya eğitimi almaya başladı . Onun bilimsel yolculuğu, 1949 yılında Londra’daki prestijli Ulusal Tıbbi Araştırma Enstitüsü’ne (National Institute for Medical Research) araştırma asistanı olarak katılmasıyla gerçek anlamda başladı.

Bu enstitü, tiroksin hormonunun kimyasal yapısını çözen Sir Charles Harington gibi dönemin önde gelen biyokimyagerlerine ev sahipliği yapıyordu . Bu ortam, genç Schally’nin endokrinolojiye olan tutkusunu ateşledi.

Kanada Yılları

1952 yılında Schally, memeli fizyolojisi konusundaki tutkusunu daha da derinleştirmek için Atlantik’i geçerek Kanada’ya, Montreal’deki McGill Üniversitesi’ne gitti. Burada hem lisans eğitimini tamamladı (1955) hem de biyokimya alanında doktora derecesini aldı (1957) . McGill’deki yılları, onun bilimsel kimliğini şekillendiren en önemli dönemlerden biri oldu. Özellikle hipotalamusun hipofiz bezi fonksiyonları üzerindeki düzenleyici rolü üzerine yaptığı çalışmalar, ilerideki büyük keşiflerinin temelini attı.

Schally, bu dönemde aynı zamanda etkileyici bir dil yeteneği de geliştirdi. Latince, Rumence, İtalyanca, Fransızca, Yidiş ve Almanca’nın yanı sıra daha sonra İspanyolca ve Portekizce’yi de öğrenerek akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. Bu çok dillilik, özellikle 1960’lı ve 1970’li yıllarda klinik araştırmalarını Meksika ve diğer Latin Amerika ülkelerinde yürütürken ona büyük avantaj sağladı.

Hipotalamus Hormonlarını İnceledi

Doktorasını tamamladıktan sonra 1957 yılında Schally, Amerika Birleşik Devletleri’ne geçerek Houston, Teksas’taki Baylor Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne katıldı. İşte burada, onun hayatındaki en önemli bilimsel rakiplerinden ve aynı zamanda en büyük motivasyon kaynaklarından biri olacak olan Roger Guillemin ile tanıştı ve birlikte çalışmaya başladı. İkili, hipotalamusun salgıladığı ve hipofiz bezini uyaran faktörlerin (releasing factors) peşine düştü.

Bu dönem, bilim tarihinin en yoğun rekabetlerinden birine sahne oldu. Schally ve Guillemin, aynı hedefe doğru ilerleyen iki rakip takım gibi çalışıyordu. Hedefleri, hipotalamustan salgılanan tirotropin salgılatıcı faktör (TRF) adlı molekülü izole etmek ve yapısını belirlemekti.

Bu molekül, hipofiz bezinden tirotropin salınımını tetikliyor, o da tiroid bezini uyararak vücudun metabolizmasını düzenliyordu. Ancak bu molekülleri izole etmek inanılmaz derecede zordu. Hipotalamus dokusunda bu hormonlar milyarda bir oranında bulunuyordu. Her iki araştırmacı da bu zorluğun üstesinden gelmek için yüz binlerce hayvanın (koyun, domuz) hipotalamusunu işlemek zorunda kaldı.

1961 yılında Schally, İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’ni ziyaret ederek biyokimyacı Jerker Porath ile çalışma fırsatı buldu. Burada, Sephadex filtrasyon jeli ve kolon elektroforezi gibi o dönem için devrim niteliğindeki teknikleri öğrendi. Bu deneyim, onun TRF izolasyonunda kritik bir avantaj elde etmesini sağladı.

1962 yılında Schally’nin kariyerinde yeni bir dönem başladı. Amerika Birleşik Devletleri Gaziler İdaresi (Veterans Administration), onu New Orleans’taki VA Tıp Merkezi’nde Endokrin ve Polipeptit Laboratuvarları Şefi olarak göreve atadı. Aynı yıl, Tulane Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin tıp fakültesine katıldı (1967’de profesör oldu) ve Amerikan vatandaşlığına geçti. New Orleans, onun bilimsel olarak olgunlaştığı ve en büyük başarılarına imza attığı şehir oldu.

New Orleans’ta kendi laboratuvarını kuran Schally, iki katı bir hızla çalışmaya başladı. O ve ekibi, 160.000 domuz hipotalamusundan yalnızca 800 mikrogram saf peptit elde etmeyi başardı . Bu olağanüstü titizlik gerektiren çalışma, nihayetinde meyvesini verdi. 1969 yılında, Schally ve ekibi, eş zamanlı olarak Roger Guillemin ile birlikte TRF’nin tam amino asit dizilimini belirlediğini duyurdu. Bu keşif, hipotalamusun beyin ile endokrin sistem arasındaki bağlantıda oynadığı kritik rolü deneysel olarak kanıtlamış oldu. Daha da önemlisi, bu başarı, endokrinoloji alanında “hipotalamik hormonların gerçek olduğu” yönündeki şüpheleri tamamen ortadan kaldırdı.

LHRH’nin Keşfi ve Klinik Devrim

TRF’nin keşfiyle büyük bir moral bulan Schally, bu kez daha da iddialı bir hedefe yöneldi: Luteinizan Hormon Salgılatıcı Hormon (LHRH). Bu hormon, hipofiz bezinden luteinizan hormon (LH) ve folikül uyarıcı hormonun (FSH) salınımını kontrol ediyordu. Bu hormonlar, üreme sisteminin düzenlenmesinde, yumurtlama ve sperm üretiminde hayati role sahipti.

Schally ve ekibi, 1971 yılında LHRH’nin yapısını tam olarak çözerek bir kez daha tarihe geçti. Bu keşfi, Haziran 1971’de San Francisco’da düzenlenen Endokrin Derneği toplantısında duyurdular. Bu duyuru, bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Ancak Schally bu keşifle yetinmedi. Onun asıl dehası, bu temel bilimsel bulguyu hayat kurtaran tedavilere dönüştürmesinde yatıyordu.

Schally, LHRH’nin yapısını belirledikten sonra bu hormonun sentetik analoglarını (agonistler ve antagonistler) geliştirmeye odaklandı. Bu moleküller, doğal hormondan daha uzun ömürlü veya daha güçlü etkiye sahipti. 1981 yılında, Schally ve ekibi laboratuvar ortamında sıçanlar üzerinde yaptığı çalışmada, LHRH agonistlerinin prostat kanseri hücrelerinin büyümesini baskıladığını gösterdi.

Bu bulgu, tıp tarihinde bir dönüm noktasıydı. Prostat kanseri, erkeklik hormonu olan testosteron tarafından besleniyordu. O zamana kadar ileri evre prostat kanseri tedavisinde kullanılan yöntem, cerrahi olarak testislerin alınmasıydı (orkiektomi). Bu yöntem psikolojik olarak yıkıcıydı ve geri dönüşü yoktu . Schally’nin keşfi sayesinde, artık hastalara cerrahi kastrasyon yerine, LHRH agonistleri ile medikal bir kastrasyon uygulanabiliyordu. Bu tedavi, testosteron seviyesini düşürerek kanserin büyümesini durduruyor veya yavaşlatıyordu.

1982 yılında, Dr. George Tolis ile birlikte başlattıkları ilk klinik çalışma, LHRH agonistlerinin ileri evre prostat kanseri hastalarında etkili olduğunu ve cerrahiye eşdeğer sonuçlar verdiğini kanıtladı. Bu keşif, prostat kanseri tedavisinde yeni bir çağ başlattı ve milyonlarca hastanın yaşam kalitesini artırdı. Bugün, LHRH agonistleri prostat kanseri tedavisinin standart ve en yaygın kullanılan yöntemlerinden biridir.

Somatostatin ve Diğer Katkılar

Schally’nin tek büyük başarısı LHRH ile sınırlı değildi. Aynı dönemde, büyüme hormonu salınımını inhibe eden bir peptid olan somatostatin üzerinde de önemli çalışmalar yaptı. Somatostatin analogları, günümüzde akromegali (aşırı büyüme hormonu üretimi) ve nöroendokrin tümörlerin tedavisinde kritik öneme sahiptir .

Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde, özellikle 1990’lı ve 2000’li yıllarda Schally, dikkatini büyüme hormonu salgılatıcı hormon (GHRH) ve onun analoglarına yöneltti. GHRH agonistleri ve antagonistleri üzerine yaptığı çalışmalar, sadece kanser tedavisinde değil, aynı zamanda kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, nörodejeneratif hastalıklar (Alzheimer, Parkinson gibi) ve rejeneratif tıp alanlarında da umut verici sonuçlar ortaya koymuştur. Hayatının son yıllarında, Miami Üniversitesi’ndeki laboratuvarında bu alandaki araştırmalarına devam etti.

Nobel Ödülü

Schally’nin tüm bu olağanüstü katkıları, 1977 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü ile taçlandırıldı. Ödülü, uzun yıllardır rekabet ettiği Roger Guillemin ve radyoimmünoassay (RIA) yönteminin mucidi Rosalyn Yalow ile paylaştı. Nobel Komitesi, Schally ve Guillemin’e “beynin peptid hormon üretimine ilişkin keşifleri” nedeniyle ödülü verdi. Schally’nin ödül payı 1/4’tü.

Bu ödül, Schally’nin yıllar süren zorlu çalışmalarının, sayısız deneyin ve bilimsel öngörüsünün uluslararası düzeyde tescilidir. Onun başarısı, savaştan kaçan bir mülteci çocuğunun, bilimin en yüksek zirvesine nasıl tırmanabileceğinin de ilham verici bir kanıtıdır.

Schally, 2005 yılında New Orleans’tan ayrılarak Miami’ye taşındı ve Miami VA Tıp Merkezi’nde Endokrin ve Kanser Araştırmaları Şefi, aynı zamanda Miami Üniversitesi Miller Tıp Fakültesi’nde profesör olarak görev yapmaya başladı. Burada, ölümüne kadar aktif bir şekilde araştırmalarına devam etti, özellikle GHRH’nin biyolojik fonksiyonları üzerine çalıştı.

Schally’nin bilimsel üretkenliği inanılmaz boyutlardaydı. Kariyeri boyunca 2.200’den fazla bilimsel makale yayınladı. Bu makalelerin büyük bir kısmı, endokrinoloji ve onkoloji alanındaki en prestijli dergilerde yer aldı. Onun çalışmaları, 30’dan fazla fahri doktora derecesi ile ödüllendirildi ve sekiz ülkenin ulusal akademisine üye seçildi . Ayrıca aldığı ödüller arasında Albert Lasker Temel Tıbbi Araştırma Ödülü (1975), Gairdner Vakfı Uluslararası Ödülü (1974) ve Fransa’dan Chevalier of the Legion d’honneur (Şövalye Nişanı) bulunmaktadır.

Andrew V. Schally, 17 Ekim 2024’te, 97 yaşında Miami Beach, Florida’da hayata gözlerini yumdu. Kişisel yaşamına saygı çerçevesinde, evli olduğu ve eşi Lourdinha ile birlikte yaşadığı bilinmektedir. Onu tanıyan meslektaşları, Schally’nin sadece büyük bir bilim insanı değil, aynı zamanda “son derece kibar”, “mütevazı” ve “tam bir centilmen” olduğunu vurgulamışlardır. Meslektaşlarından biri onun için şu sözleri yazmıştır: “Eğer güvenini kazanırsanız, onu tamamen verirdi… Onun entelektüel dürüstlüğü, titiz yaklaşımı, bilime olan derin sevgisi, amansız merakı ve nezaketi beni en çok etkileyen şeylerdi”

İnsanlığa Kattığı Şeyler

Andrew Schally’nin insanlığa en büyük katkısı, hipotalamusun vücudun hormonal kumanda merkezi olduğunu kanıtlaması ve bu keşfi hayat kurtaran tedavilere dönüştürmesidir. Onun mirasını şöyle özetleyebiliriz:

  • Nöroendokrinolojinin Kuruluşu:Hipotalamus ile hipofiz bezi arasındaki iletişimi açıklayarak, beynin endokrin sistem üzerindeki kontrol mekanizmasını ilk kez moleküler düzeyde ortaya koydu. Bu, modern nöroendokrinolojinin temelini oluşturdu.
  • Prostat Kanseri Tedavisinde Devrim:LHRH analoglarının geliştirilmesi, ileri evre prostat kanseri tedavisinde cerrahi kastrasyona alternatif, etkili ve daha az invaziv bir tedavi yöntemi sunmuştur. Bugün bu tedavi dünya çapında milyonlarca hasta için standart bakım haline gelmiştir.
  • Üreme Sağlığına Katkıları:LHRH’nin keşfi, doğurganlık tedavilerinin (tüp bebek gibi) geliştirilmesine ve yeni nesil doğum kontrol yöntemlerinin üretilmesine olanak sağlamıştır.
  • Nöroendokrin Tümörler ve Akromegali Tedavisi:Somatostatin analogları üzerine yaptığı çalışmalar, nadir görülen ancak ciddi nöroendokrin tümörlerin ve akromegalinin kontrol altına alınmasında çığır açmıştır.
  • Disiplinler Arası Vizyon:GHRH analogları üzerine son dönem çalışmaları, temel bilimsel keşiflerin sadece bir alana (onkoloji) değil, kardiyoloji, nöroloji ve metabolizma gibi birçok farklı tıp dalına nasıl ilham verebileceğini göstermiştir.

Andrew Schally, bir mülteci olarak başladığı yaşam yolculuğunda, bilimsel azim ve dehasıyla tıp tarihini değiştiren ender insanlardan biridir. Onun hayatı, zorlukların üstesinden gelmenin ve bilgiye olan sarsılmaz inancın en ilham verici öykülerinden biridir.

Künye Bilgisi Detay
Gerçek adı Andrew Victor Schally
Doğum yılı 1926
Doğum yeri Wilno, Polonya (günümüzde Vilnius, Litvanya)
Ölüm yılı 17 Ekim 2024 (97 yaşında)
Boyu Bilgi mevcut değil
Kilosu Bilgi mevcut değil
Burcu Yay
Medeni Hali Evliydi
Eğitimi University of London (Kimya), McGill University (PhD, Biyokimya, 1957)
İnsanlığa Kattığı Şeyler Hipotalamik hormonların (TRH, LHRH, somatostatin) izolasyonu ve sentezi; LHRH agonistlerinin geliştirilmesi ile ileri evre prostat kanseri tedavisinde çığır açılması; nöroendokrinolojinin kurucularından olması; nöroendokrin tümörler ve akromegali tedavisine katkıları; GHRH analogları ile kardiyovasküler ve nörodejeneratif hastalıklara yönelik yeni tedavi yaklaşımlarının önünü açması; Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü (1977).

 

 

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.

ADINIZ

E-POSTA

YORUMUNUZ

antalya escort