Eyvind Johnson Kimdir?
| Gerçek Adı: | Olof Edvin Verner Jonsson |
|---|---|
| DoÄŸum Tarihi: | 1900 |
| Doğum Yeri: | Svartbjörnsbyn, Boden yakınları, Norrbotten, İsveç |
| Boyu: | 1.70 m (tahmin ediliyor) |
| Kilosu: | 70 kg ( tahmin ediliyor) |
| Burcu: | Aslan |
| Medeni Hali: | Bilinmiyor |
| EÄŸitim Durumu: | Kendi kendini yetiÅŸtirmiÅŸ |
Yirminci yüzyıl İsveç edebiyatının en yenilikçi ve cesur kalemlerinden biri olan Eyvind Johnson, aynı zamanda 1974 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan bir romancı ve öykü yazarı olan Eyvind Johnson kimdir?Â
Biyografi.biz, sadece isimlerden ve tarihlerden ibaret bir arşiv değil; dünyayı etkileyen olağanüstü zihinlerin inişli çıkışlı hayatlarına, kırılma anlarına, aldıkları ödüllere, her detayıyla dalabileceğin bir platform sunuyor.
Burada bir bilim insanının laboratuvardaki zaferlerini, ödüllerini, ama asıl önemlisi pes ettiÄŸi anları ve sonra nasıl ayaÄŸa kalktığını bulacaksın. Çünkü büyük baÅŸarıların ardında hep bir insan hikâyesi vardır. Bir sonraki okuduÄŸun biyografi, belki de hayatını deÄŸiÅŸtirecek fikri sana fısıldayacak. EÄŸer sen de biyografileri okumaya meraklıysan sitemizi sık kullanılanlar sekmene kaydet. Unutma ki her bir biyografi bir baÅŸarı hikayesidir. Hazırsan baÅŸlıyoruz…
Onun adı, özellikle modernizmin İsveç’teki en güçlü temsilcisi olarak anılır. Bir işçi sınıfı çocuÄŸu olarak okuma yazma bilmeyen bir aileden gelip dünyanın en prestijli edebiyat ödülüne uzanan bu hikaye, azmin, dehanın ve kelimelere duyulan sarsılmaz bir inancın öyküsüdür. Bu biyografide, Eyvind Johnson’ın çetin çocukluk günlerinden baÅŸlayarak edebiyat dünyasında nasıl devrim yarattığını, savaÅŸ yıllarındaki dik duruÅŸunu ve insanlığa bıraktığı eÅŸsiz mirası detaylı bir ÅŸekilde inceleyeceÄŸiz.

Kuzey Işıklarının Altında Zorlu Bir Başlangıç
Her büyük yazarın hikayesi, karakterini ÅŸekillendiren zorlu yıllarla baÅŸlar. Eyvind Johnson için bu baÅŸlangıç, İsveç’in kuzeyinde, neredeyse Kuzey Kutup Dairesi sınırında yer alan Boden kasabasına baÄŸlı Svartbjörnsbyn adlı küçük bir köydür. 29 Temmuz 1900’de dünyaya gelen Johnson’ın doÄŸumdaki adı Olof Edvin Verner Jonsson’dur . Babası Olof Petter Jonsson, taÅŸ işçiliÄŸi yapan bir işçiydi, annesi Cevia Gustafsdotter ise Blekinge bölgesinden geliyordu.
Johnson’ın çocukluÄŸu hiç de kolay geçmedi. Ailesi oldukça fakirdi. Daha henüz 1904 yılında, yani sadece dört yaşındayken, babasının silikozis (toz akciÄŸeri) hastalığına yakalanması ve akıl saÄŸlığının bozulması nedeniyle aile büyük bir yıkım yaÅŸadı. Bu zor koÅŸullar altında küçük Eyvind, çocuksuz olan teyzesi Amanda ve eniÅŸtesi Anders Johan Rost’un yanına verildi. Onun asıl baÄŸ kurduÄŸu ve sevgiyle büyüdüğü aile, bu koruyucu ailesi oldu. Ancak eÄŸitim hayatı neredeyse hiç olmadı. Sadece Boden’daki köy okulunda birkaç yıl okuyabildi ve 13 yaşında okulu tamamen bırakmak zorunda kaldı. Bu, onun alacağı resmi eÄŸitimin de sonu oldu.

Çalışma Hayatının Sert Gerçekleri
Okulu bıraktıktan sonra hayatta kalmak için çalışmaktan baÅŸka çaresi yoktu. Johnson, daha 14 yaşında iken hayatının en ağır iÅŸlerinde çalışmaya baÅŸladı . İlk iÅŸi, Lule Nehri üzerinde kereste ayıklayıcılıktı (log driving). Ardından Björn tuÄŸla fabrikasında işçilik yaptı . 1915 ile 1919 yılları arasında sırasıyla bir kereste fabrikasında çalıştı, bir sinemada biletçi ve projeksiyon görevlisi olarak görev yaptı. hatta bir ara tesisatçı ve elektrikçi yamaklığı bile yaptı. 1918 yılında ise Boden’deki lokomotif garajında temizlikçi olarak çalıştı ve bir süre Boden ile Haparanda arasında yük trenlerinde ateşçi olarak görev yaptı. Bu dönemdeki deneyimleri, onun ileride yazacağı işçi sınıfı romanlarına olaÄŸanüstü bir gerçekçilik ve derinlik kazandıracaktı.
Stockholm Yılları ve Edebiyata İlk Adımlar
1919 yılı, Eyvind Johnson için bir dönüm noktasıydı. O zamana kadar biriktirdiÄŸi parayı ve borçları alarak İsveç’in baÅŸkenti Stockholm’e doÄŸru yola çıktı. Büyük ÅŸehirde ilk iÅŸi, ünlü iletiÅŸim devi LM Ericsson’un büyük atölyelerinde çalışmak oldu. Ancak 1920 yılında patlak veren metal işçileri grevi onu iÅŸsiz bıraktı. İşte tam da bu noktada, yazarlık tutkusu devreye girdi. Grev döneminde geçimini sadece yazarak kazanmaya çalıştı, bu çok zor olsa da onu asla vazgeçirmedi.
Bu dönemde genç ve hevesli diÄŸer yazar adaylarıyla birlikte “VÃ¥r Nutid” (Bugünümüz) adlı edebiyat dergisini kurdu ve bu dergi altı sayı çıkarabildi. Aynı zamanda “Brand” gibi anarÅŸist eÄŸilimli dergilere de yazılar yazmaya baÅŸladı. Özellikle sol görüşlü genç işçi sınıfı yazarlarının oluÅŸturduÄŸu “De Gröna” (YeÅŸiller) adlı topluluÄŸa katıldı. Stockholm’de geçirdiÄŸi bu ilk yıllar, ona hem siyasi bilinç hem de edebi kimlik kazandırdı.

Avrupa’ya Açılan Kapı: Berlin ve Paris Günleri
1921 sonbaharında Johnson, macera ve edebi geliÅŸim arayışıyla İsveç’ten ayrıldı. Önce bir yük gemisiyle Kiel’e giderek Almanya’ya ayak bastı, ardından Berlin’e geçti. Berlin’de birkaç ay kaldıktan sonra Renanya üzerinden Paris’e ulaÅŸtı. Fransa’nın baÅŸkentinde hayat yine kolay deÄŸildi. İsveç gazetelerine yazılar yazarak, inÅŸaatlarda çimento işçiliÄŸi yaparak ve hatta Gare du Nord yakınlarındaki büyük bir otelde bulaşıkçı olarak çalışarak hayatta kalmaya çalıştı.
Bu dönem, Johnson için adeta bir üniversite eÄŸitimi gibiydi. Avrupa’nın kültür baÅŸkentlerinde Marcel Proust, André Gide ve James Joyce gibi dönemin devrimci yazarlarının eserleriyle tanıştı. Özellikle Joyce’un bilinç akışı tekniÄŸi ve Proust’un içsel yolculukları, Johnson’ın kendi yazarlığını derinden etkiledi. 1923 sonbaharında İsveç’e geri döndü. Ancak bu dönüş kısa sürdü. 1925 yılında tekrar Fransa’ya gitti ve bu kez Paris yakınlarındaki Saint-Leu-la-Forêt kasabasına yerleÅŸti. 1930 yılına kadar burada yaÅŸadı. 1927 yılında Aase Christoffersen ile evlendi ve oÄŸulları Tore burada dünyaya geldi.
Edebi Dehasının Uyanışı
Johnson, henüz 24 yaşında iken, 1924 yılında ilk kitabı “De fyra främlingarna” (Dört Yabancı) adlı öykü koleksiyonunu yayınladı. Bu ilk ürün, onun yeteneÄŸinin sinyallerini verse de asıl sıçrama, Fransa’da geçirdiÄŸi yıllarda gerçekleÅŸti. 1929’da yayınlanan “Kommentar till ett stjärnfall” (Bir Yıldızın Düşüşü Üzerine Yorum) adlı romanı, İsveç edebiyatında bir dönüm noktası oldu. Bu romanda Johnson, iç monolog (iç ses) tekniÄŸini ustalıkla kullanarak okuyucuyu karakterlerin zihninin derinliklerine indirdi. Bu teknik, İsveç edebiyatında daha önce bu kadar cesur ve yoÄŸun bir ÅŸekilde kullanılmamıştı. Kapitalist topluma yönelttiÄŸi sert eleÅŸtirilerle de dikkat çeken bu roman, eleÅŸtirmenlerden tam not aldı.
BaÅŸyapıt: “Romanen om Olof” (Olof’un Romanı)
Eyvind Johnson’ın edebiyat dünyasındaki asıl patlaması, 1934 ile 1937 yılları arasında yayınladığı dört ciltlik otobiyografik roman serisiyle geldi. “Romanen om Olof” (Olof’un Romanı) adıyla bilinen bu eser, kuzey İsveç’te büyüyen genç bir adamın hikayesini anlatır. Serinin kitapları ÅŸunlardır:
- “Nu var det 1914”(Åžimdi 1914’tü) – 1934
- “Här har du ditt liv!”(İşte Hayatın Bu!) – 1935
- “Se dig inte om!”(Arkana Bakma!) – 1936
- “Slutspel i ungdomen”(Gençlikte Final Oyunu) – 1937
Bu romanlarda Johnson, gerçekçilik ile masalı, iç monolog ile deÄŸiÅŸen bakış açılarını harmanlayarak eÅŸsiz bir anlatım yakaladı. Kitap, sadece bir bireyin deÄŸil, aynı zamanda bir dönemin ve işçi sınıfının ruhunu öylesine güçlü yansıttı ki kısa sürede İsveç edebiyatının bir klasiÄŸi haline geldi. Bu eser, daha sonra “Här har du ditt liv!” (Here is Your Life) adıyla sinemaya da uyarlandı. “Romanen om Olof”, Eyvind Johnson’ın Nobel Ödülü’nü kazanmasında en büyük paya sahip eser olarak kabul edilir.

Mitlerden Tarihe Uzanan Anlatı
Savaşın bitmesinin ardından Johnson, edebi yolculuÄŸuna bu kez tarihi ve mitolojik konulara yönelerek devam etti. 1946 yılında yayınlanan “Strändernas svall” (Kıyıların Dalgası) adlı romanı, onun uluslararası alanda en çok tanınan eserlerinden biri oldu.  Bu kitap, Homeros’un Odysseia destanını temel alır ve Odysseus’un Truva Savaşı’ndan sonra İthaka’ya dönüş hikayesini yeniden yorumlar. Kitap İngilizce’ye “Return to Ithaca” adıyla çevrilmiÅŸtir.
Johnson, 1950’lerde tarihi romanlarına devam etti. 1949’da, 17. yüzyıl Fransa’sında Kardinal Richelieu döneminde geçen “Drömmar om rosor och eld” (Gül ve AteÅŸ Rüyaları) adlı romanını yayınladı. 1960 yılında ise belki de en önemli ikinci eseri olan “Hans nÃ¥des tid” (Lütuf Zamanı) adlı romanıyla okurların karşısına çıktı . Åžarlman döneminde geçen bu roman, Avrupa’nın karanlık çaÄŸlarına dair bir alegoriydi. “Hans nÃ¥des tid”, Johnson’a 1962 yılında prestijli İskandinav Konseyi Edebiyat Ödülü’nü kazandırdı.
Akademi Üyeliği ve Nobel Ödülü
Eyvind Johnson’ın edebiyat dünyasındaki saygınlığı, 1957 yılında taçlandı. İsveç Akademisi’ne (Nobel Edebiyat Ödülü’nü veren kurum) 11 numaralı koltuktan üye seçildi. 1959 ile 1972 yılları arasında Nobel Komitesi’nde görev yaptı. Bu görevi sırasında, 1963 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanacak olan Yunan ÅŸair Yorgos Seferis’i iki kez aday gösteren isim oldu.
1974 yılı, Johnson için kariyerinin zirve noktasıydı. O yıl, İsveçli ÅŸair ve yazar Harry Martinson ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü‘ne layık görüldü. Akademi, Johnson’a ödülü “özgürlüğün hizmetinde, diyarlar ve çaÄŸlar boyunca geniÅŸ görüşlü bir anlatı sanatı” nedeniyle verdiÄŸini açıkladı. Ancak bu ödül, beraberinde bazı tartışmaları da getirdi. Ödülün aynı anda iki İsveçli yazara ve üstelik her ikisinin de İsveç Akademisi üyesi olması, uluslararası basında ve edebiyat çevrelerinde yoÄŸun eleÅŸtirilere yol açtı. Vladimir Nabokov, Graham Greene, Saul Bellow ve Jorge Luis Borges gibi isimlerin de adaylar arasında oldığı o yıl, bu tercih “kendi kendini ödüllendirme” olarak yorumlandı. Yine de Johnson, bu tartışmaların gölgesinde kalmadan, hak ettiÄŸi bu büyük onuru yaÅŸadı.
Johnson, sadece bir yazar deÄŸil, aynı zamanda bir düşünce insanı ve çevirmendi. Fransız edebiyatının büyük isimlerinden Gustave Flaubert, Anatole France, Albert Camus ve Jean-Paul Sartre’ın eserlerini İsveççeye kazandırarak ülkesinin dünya edebiyatıyla buluÅŸmasını saÄŸladı. 25 AÄŸustos 1976’da Stockholm’de hayata gözlerini yumdu. Eyvind Johnson, ardında 50’den fazla eser bıraktı. O, tıpkı yazdığı kahramanlar gibi, zorlukların içinden doÄŸup kelimelerle dünyayı deÄŸiÅŸtiren bir destanın yazarıydı.

Eyvind Johnson’ın İnsanlığa Kattığı Åžeyler
Eyvind Johnson, edebiyat dünyasına armağan ettiği başyapıtlar ve duruşuyla insanlık için eşsiz bir miras bırakmıştır:
- Modernist Roman Teknikleri:İsveç edebiyatına iç monolog (bilinç akışı), çoklu bakış açıları ve zaman sıçramaları gibi modern anlatım tekniklerini kazandırarak roman sanatında devrim yaratmıştır.
- Proleter Edebiyatın BaÅŸyapıtı:“Romanen om Olof” serisi ile işçi sınıfının yaÅŸamını, duygularını ve mücadelesini edebiyatın en yüksek seviyesine taşıyarak bu türün klasikleÅŸmesini saÄŸlamıştır.
- Tarihsel Alegori:Åžarlman döneminden 17. yüzyıl Fransası’na ve Antik Yunan mitolojisine uzanan geniÅŸ bir coÄŸrafyada yazdığı romanlarla geçmiÅŸ ile günümüz arasında köprüler kurarak evrensel temalara ışık tutmuÅŸtur.
- Kültür Elçiliği:Flaubert, Camus, Sartre gibi devlerin eserlerini çevirerek kendi diline ve kültürüne kazandırmış, İsveç edebiyatının dünyayla entegrasyonunda kritik bir rol oynamıştır.
Â
| Künye Bilgisi | Detay |
| Gerçek adı | Olof Edvin Verner Jonsson |
| DoÄŸum tarihi | Â 1900 |
| Doğum yeri | Svartbjörnsbyn, Boden yakınları, Norrbotten, İsveç |
| Boyu | Bilgi mevcut deÄŸil |
| Kilosu | Bilgi mevcut deÄŸil |
| Burcu | Aslan |
| Medeni Hali | 1. Evlilik: Aase Christoffersen (1927-1938, eşinin ölümü) 2. Evlilik: Cilla Frankenhaeuser (Cilla Johnson) (1940-1978) |
| EÄŸitimi | – |
| İnsanlığa Kattığı Åžeyler | İsveç edebiyatında modernist romanın öncülüğü, “Romanen om Olof” ile proleter edebiyat klasiÄŸi, “Krilon” üçlemesi ile anti-totaliter duruÅŸ, “Strändernas svall” ile mitolojik yorumculuk, Nobel Edebiyat Ödülü (1974). |

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.