Vladimir Prelog Kimdir?

Vladimir Prelog Kimdir?
Gerçek Adı: Vladimir Prelog
Doğum Tarihi: 1906
Doğum Yeri: Bosna-Hersek 
Boyu: -
Kilosu: -
Burcu: Aslan
Medeni Hali: Bilinmiyor
Eğitim Durumu: Çek Teknik Üniversitesi, Prag (Doktora, 1929) 

Organik kimyanın en temel sorunlarından biri olan moleküllerin üç boyutlu yapılarını anlama ve adlandırma çabasına ömrünü adamış, bu alanda devrim yaratan Hırvat-İsviçreli kimyager Vladimir Prelog kimdir? 

Her kimya öğrencisinin ezbere bildiği Cahn-Ingold-Prelog (CIP) öncelik kurallarının mimarlarından biri olan Prelog, 1975 yılında Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülmüştür. Onun çalışmaları sayesinde, sol elle sağ el gibi birbirinin aynısı olmayan ancak birbirinin yansıması olan moleküller (enantiyomerler) artık uluslararası bir dille ve hatasız bir şekilde tanımlanabiliyor. Bu biyografide, Saraybosna’da başlayan, Prag ve Zagreb üzerinden Zürih’e uzanan bu olağanüstü bilim insanının hayatını, orta halkalı moleküllerin gizemini çözüşünü, Nobel ödülüne giden yolculuğunu ve insanlığa bıraktığı eşsiz mirası detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Tarihin Kesiştiği Noktada Bir Çocukluk: Saraybosna Yılları

Vladimir Prelog’un hikayesi, 23 Temmuz 1906’da, o dönemde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun bir parçası olan Saraybosna’da başlar. Hırvat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Prelog, tarihin akışını değiştiren olaylara çok küçük yaşta tanıklık etti. Babası Milan, Saraybosna’da bir spor salonunda (lise) tarih profesörüydü ve daha sonra Zagreb Üniversitesi’nde görev yapacaktı. Onun entelektüel merakı, evde serbestçe tartışılan tarih ve kültür konularıyla şekillenmeye başladı.

Prelog’un çocukluğuna damgasını vuran en çarpıcı anılardan biri, 8 yaşında bir çocukken, Avusturya-Macaristan tahtının varisi Arşidük Franz Ferdinand’ın 1914’teki suikastına tanıklık etmesidir. Suikastın gerçekleştiği yerin yakınında bulunan genç Prelog, bu olayın I. Dünya Savaşı’nı başlatacağını o anda elbette bilemezdi. Bu deneyim, ona tarihin akışının ne kadar kırılgan olduğunu ve bilimin sarsıntılı dünyada bile nasıl bir liman olabileceğini erken yaşta gösterdi.

Savaşın başlamasıyla birlikte aile, 1915 yılında Zagreb’e taşındı. Genç Prelog, eğitimine Zagreb’de başladı, ardından babasının işi nedeniyle Osijek’te devam etti. İşte tam da Osijek’teki lise yıllarında, kimya öğretmeni Ivan Kuria sayesinde bu bilime olan ilgisi filizlendi. Onun yeteneği o kadar parlaktı ki, henüz 16 yaşında bir lise öğrencisiyken, bir kimyasal analiz cihazı için geliştirdiği yeni bir çözümü Almanya’nın saygın bilim dergisi Chemiker Zeitung’da yayınlamayı başardı. Bu, onun uluslararası bilim literatüründeki ilk adımıydı ve parlak bir kariyerin habercisiydi.

Prag’ta Şekillenen Bir Kimyager

Babasının isteği üzerine 1924 yılında Prag’a giden Prelog, 1928’de Çek Teknik Üniversitesi’nden kimya mühendisliği diplomasını, 1929’da ise aynı üniversiteden doktora derecesini aldı. Onun hocası, ünlü kimyager Emil Votoček’ti. Votoček’in asistanı ve aynı zamanda danışmanı olan Rudolf Lukeš, genç Prelog’u organik kimyanın büyülü dünyasıyla tanıştırdı.

Ancak 1929 yılı, sadece Prelog’un doktorasını tamamladığı yıl değil, aynı zamanda Büyük Buhran’ın tüm dünyayı kasıp kavurduğu yıldı. Akademide iş bulmak neredeyse imkânsızdı. Bu nedenle Prelog, çaresiz bir şekilde özel sektöre yöneldi ve 1929’dan 1935’e kadar Prag’daki G.J. Dríza adlı bir kimya şirketinin laboratuvarında çalıştı. Görevi, piyasada bulunmayan nadir kimyasalları üretmekti. Bu dönem, onun sentetik kimya becerilerini geliştirmesi için eşsiz bir fırsat oldu. İlginç bir ayrıntı olarak, Prelog’un ilk doktora öğrencisi, şirketin sahibi olan Dríza’nın ta kendisiydi. Fabrikadaki yoğun iş temposunun yanı sıra, kendi kişisel araştırmalarına da zaman ayıran Prelog, bu dönemde kakao kabuğundaki alkaloitler üzerine çalışmaya başladı.

Zagreb Günleri ve Adamantan’ın Peşinde

Prelog’un en büyük hayali, akademik ortamda çalışmaktı. Bu hayal, 1935 yılında Zagreb Üniversitesi’nden gelen bir teklifle gerçek oldu. Önce asistan, ardından doçent olarak göreve başlayan Prelog, burada organik kimya ve kimya mühendisliği dersleri verdi. Zagreb’teki en büyük avantajlarından biri, ilaç fabrikası “Kaštel” (bugünkü Pliva) ile kurduğu güçlü işbirliğiydi. Bu sayede, hem bilimsel hem de ticari olarak değerli projelere imza attı.

Zagreb’teki çalışmaları iki açıdan büyük önem taşır. Birincisi, sıtma ilacı olarak kullanılan kinin ve bileşikleri üzerine yaptığı araştırmalardır. Bu çalışmalar, onun alkaloid kimyasındaki ustalığının temelini attı. İkincisi ve belki de daha heyecan verici olanı, adamantan sentezidir. Adamantan, elmasın moleküler yapısını andıran, oldukça simetrik ve sıra dışı bir hidrokarbondur. Prelog, bu molekülün sentezini başararak uluslararası bilim camiasında büyük yankı uyandırdı. Bu başarı, onun sentetik kimya dehasının bir göstergesiydi. Aynı dönemde, Streptazol adlı sülfonamid grubu antibiyotiğin üretimini başarıyla ticarileştirerek hem bilime hem de sanayiye katkı sağladı.

ETH, adeta bir Nobel ödüllüler fabrikası gibiydi; daha önce Richard Willstätter, Hermann Staudinger, Richard Kuhn ve Lavoslav Ružička gibi dev isimler burada çalışmıştı. Prelog, asistan olarak başladığı bu prestijli kurumda, hızla yükseldi. 1942’de doçent, 1945’te unvanlı profesör, 1947’de yardımcı profesör ve nihayet 1950’de tam profesör oldu. 1957’de ise büyük ustası Ružička’nın yerine Organik Kimya Laboratuvarı’nın başına geçti.

Konformasyon Analizinin Doğuşu

Prelog’un Zürih’teki en önemli katkılarından biri, kimyanın “orta halka” olarak adlandırılan, 8 ila 11 (veya 8-14) karbon atomu içeren halkalı moleküller üzerine yaptığı çalışmalardı. O zamana kadar, küçük halkalar (3-6 üyeli) ve büyük halkalar (16+ üyeli) iyi anlaşılmıştı. Ancak orta halkalar, kararsız yapıları ve beklenmedik tepkimeleriyle bilim insanlarını şaşırtıyordu. Prelog, asiloin kondensasyonu adlı bir yöntem geliştirerek bu zor halkaları sentezlemenin bir yolunu buldu.

Ancak onun asıl dehası, bu halkaların neden bu kadar sıra dışı davrandığını açıklamasında yatıyordu. Prelog, bu halkalardaki atomların, klasik modellerin öngördüğü gibi rahat bir konumda bulunamayacaklarını, aksine birbirlerine “çarpacak” kadar yakın olduklarını fark etti. Bu duruma “Prelog Gerilimi” (Prelog strain) adı verildi. Bu gerilim, moleküllerin içinde bulundukları enerjiyi yükseltiyor ve alışılmadık tepkimelere girmelerine neden oluyordu. Bu keşif, konformasyon analizi alanının doğmasına öncülük etti ve moleküllerin üç boyutlu şekillerinin kimyasal özelliklerini nasıl belirlediğini anlamamızı sağladı.

Kiralite ve Cahn-Ingold-Prelog (CIP) Kuralları

Prelog’un belki de ününü ölümsüzleştiren en büyük başarısı, organik kimyada kiralite (elcilik) kavramını net bir şekilde tanımlayan ve adlandıran sistemin geliştirilmesidir. 1950’lerde, giderek artan sayıda keşfedilen kiral molekül (birbirinin aynısı olmayan iki yansıma formu olan moleküller) bilim insanları için büyük bir kargaşaya neden oluyordu. Prelog, bu sorunu çözmek için 1954’te, daha önce bu konuda çalışmaya başlamış olan İngiliz kimyagerler Robert Sidney Cahn ve Christopher Kelk Ingold ile bir araya geldi.

İlginç bir tesadüf eseri, üç bilim insanı bir konferansta, dansa katılmayanlar arasında buluşmuş ve bu buluşma kimya tarihinin en verimli işbirliklerinden birine dönüşmüştür. Bu üçlünün ortak çalışması, 1956’da yayınlanan makale ile temelleri atılan ve 1966’da yayınlanan kapsamlı bir derleme ile olgunlaşan Cahn-Ingold-Prelog (CIP) Öncelik Kuralları’nı doğurdu.

Bu sistem, bir moleküldeki kiral merkezdeki atomların atom numaralarına göre bir öncelik sırası belirler ve bu sıraya göre molekülün yapılandırmasını R (Latince rectus: sağ) veya S (Latince sinister: sol) olarak etiketler. Bu basit ama dahiyane sistem, dünyanın dört bir yanındaki kimyagerlerin aynı molekülden bahsederken aynı dili konuşmasını sağladı ve stereokimya alanında bir devrim yarattı. Bugün, herhangi bir organik kimya ders kitabını açtığınızda, CIP kurallarını ve R/S tanımlamasını mutlaka görürsünüz.

Nobel Ödülü ve Bilimsel Taç

Prelog, bu devrim niteliğindeki çalışmaları ve organik moleküllerin stereokimyasına yaptığı onlarca yıllık katkı nedeniyle, 1975 yılında John W. Cornforth ile birlikte Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü. Nobel Komitesi, ödülü “organik moleküllerin ve reaksiyonların stereokimyası üzerine araştırmaları” nedeniyle verdiğini açıkladı.

Prelog, Alfred Nobel’in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık’ta düzenlenen törende ödülünü aldı. Onun Nobel Konuşması, sadece bilimsel başarılarının bir dökümü değil, aynı zamanda bir düşünürün derinliklerine de bir yolculuktu. O, doğadaki kiralitenin kökenine, yaşamın moleküler düzeydeki asimetrisine olan hayranlığını dile getirdi. Ona göre, canlılığın temelinde yatan bu “elcilik” (kiralite) hala çözülmemiş en büyük gizemlerden biriydi.

Kişisel Yaşamı ve Mirası

Prelog, 1976 yılında emekli olmasına rağmen, bilimden kopmadı. Kendi deyimiyle “toplam 132 dönemlik” bir kimya öğrencisi olarak ETH’de kayıtlı kalmaya devam etti ve araştırmalarına kendi imkanlarıyla destek verdi. Onun anısını yaşatmak için, ETH bünyesinde 1986 yılında Prelog Konferansı ve Prelog Madalyası oluşturuldu. Bu madalya, her yıl kimya ve ilgili alanlarda olağanüstü katkılar yapmış bilim insanlarına verilmektedir. 1991 yılında, 109 Nobel ödüllü bilim insanı arasında yer alarak Hırvatistan için barış çağrısı yapan bir bildiriye imza attı. Vladimir Prelog, 7 Ocak 1998’de Zürih’te hayata gözlerini yumdu. Külleri, vasiyeti üzerine 2001 yılında Zagreb’deki Mirogoj Mezarlığı’na defnedildi.

Vladimir Prelog, ardında sadece bir Nobel Ödülü değil, her kimya öğrencisinin laboratuvarda kullandığı kalıcı bir dil bırakmıştır. Onun R ve S’leri, moleküllerin üç boyutlu dünyasında bize yol gösteren bir pusula gibidir.

 

Künye Bilgisi Detay
Gerçek adı Vladimir Prelog
Doğum tarihi  1906
Doğum yeri Saraybosna, Avusturya-Macaristan (günümüzde Bosna-Hersek)
Boyu Bilgi mevcut değil
Kilosu Bilgi mevcut değil
Burcu Aslan
Medeni Hali
Eğitimi Çek Teknik Üniversitesi, Prag (Doktora, 1929)
İnsanlığa Kattığı Şeyler Cahn-Ingold-Prelog (CIP) öncelik kuralları ile moleküler kiralitenin evrensel adlandırma sistemini geliştirmek; orta halkalı moleküllerin konformasyon analizi ve “Prelog Gerilimi” kavramı; adamantan sentezi; boromisin gibi yeni doğal ürünlerin keşfi; Nobel Kimya Ödülü (1975).

 

 

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.

ADINIZ

E-POSTA

YORUMUNUZ

antalya escort