Antony Hewish Kimdir?

Antony Hewish Kimdir?
Gerçek Adı: Antony Hewish
DoÄŸum Tarihi: 1924
Doğum Yeri: Newquay, Cornwall, İngiltere
Boyu: 1.70 m (tahmin ediliyor)
Kilosu: 70 kg ( tahmin ediliyor)
Burcu: BoÄŸa
Medeni Hali: Evliydi
Eğitim Durumu: Cambridge Üniversitesi (Lisans, Doktora - Radyo Astronomi)

Radyo astronomisinde çığır açan gözlem teknikleri geliştirmiş ve evrenden gelen zayıf radyo sinyallerini analiz ederek ilk pulsarın (hızla dönen nötron yıldızı) keşfedilmesini sağlayan İngiliz radyo gökbilimci Antony Hewish kimdir?

Onu bilim tarihinde ölümsüzleştiren şey, bir doktora öğrencisinin elinde, daha önce hiç kimsenin fark etmediği düzenli bir sinyalin aslında bir yıldızın ölüm kalım dansı olduğunu anlaması ve bu keşfin fizik dünyasında yarattığı devrimdir. Hewish, sadece bir gözlemci değil, aynı zamanda dev teleskop sistemleri tasarlayan bir mühendis ve genç araştırmacılarına güvenerek onların cesaretlerini ödüllendiren bir bilim insanıdır. Onun hikayesi, sabrın, sistematik araştırmanın ve tesadüflerin bilimsel keşiflere nasıl yön verdiğini gösteren en güzel örneklerden biridir.

Radyo Dalgalarına Meraklı Bir Gençlik

Antony Hewish, 11 Mayıs 1924’te İngiltere’nin Cornwall bölgesindeki Newquay kasabasında dünyaya geldi. Babası bir bankacıydı ve ailesi oldukça mütevazı bir yaÅŸam sürüyordu. Hewish’in bilime olan ilgisi, oldukça küçük yaÅŸlarda baÅŸladı. Özellikle radyo dalgaları ve iletiÅŸim teknolojileri onu büyülüyordu. Henüz çocuk yaÅŸta kendi radyo alıcılarını kurcalar, sinyalleri yakalamaya çalışırdı.

EÄŸitim hayatına King’s College, Taunton’da baÅŸladı. Ardından II. Dünya Savaşı’nın tam ortasında, 1942 yılında Cambridge Üniversitesi’ne girdi. Ancak savaÅŸ nedeniyle eÄŸitimi kesintiye uÄŸradı. Genç Hewish, ülkesine hizmet etmek üzere Cambridge’den ayrıldı ve kendini savaşın en kritik teknolojik cephesinde buldu: Radar mühendisliÄŸi.

Savaş Yılları ve Radar Teknolojisi

1943 yılında Hewish, Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin (RAF) bünyesinde, Telecommunications Research Establishment (TRE – Telekomünikasyon AraÅŸtırma Kurumu) adlı gizli bir tesiste görevlendirildi. Burası, II. Dünya Savaşı’nın en gizli ve en önemli projelerinden biri olan radar sistemlerinin geliÅŸtirildiÄŸi yerdi. Hewish, burada havadaki hedefleri tespit eden radar ekranları ve karıştırma (jamming) teknikleri üzerine çalıştı.

Bu deneyim, Hewish’in kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Radar sistemlerinin temel prensibi, yansıyan elektromanyetik dalgaların analizine dayanıyordu. SavaÅŸ bittiÄŸinde, Hewish bu bilgi ve becerilerini tamamen farklı bir alana yönlendirmeye karar verdi: Gökyüzü. Yere düşman uçaklarını bulmak için kullanılan radar teknolojisi, artık evrenin derinliklerinden gelen gizemli radyo sinyallerini yakalamak için kullanılacaktı.

Cambridge Yılları ve Martin Ryle ile Çalışma

SavaÅŸtan sonra Cambridge Üniversitesi’ne dönen Hewish, 1948 yılında lisans derecesini tamamladı. Aynı yıl, üniversitenin prestijli Cavendish Laboratuvarı’nda, dönemin en önde gelen radyo astronomu Martin Ryle’ın yanında doktora öğrencisi olarak çalışmaya baÅŸladı . Hewish’in doktora tezi, atmosferdeki rüzgarların radyo dalgaları üzerindeki etkilerini incelemeye yönelikti. Bu çalışma, onun zayıf radyo sinyallerinin analizinde uzmanlaÅŸmasını saÄŸladı.

Hewish ve Ryle arasında uzun yıllar sürecek verimli bir iÅŸbirliÄŸi baÅŸladı. Ryle, büyük teorisyen ve mühendislik dehasıydı; Hewish ise onun fikirlerini hayata geçiren, hassas gözlemler yapan ve yeni teknikleri uygulayan usta bir deneysel fizikçiydi. Birlikte, radyo astronomisinde devrim yaratan “aperture synthesis” (diyafram sentezi) ve “interferometri” tekniklerini geliÅŸtirdiler. Hewish özellikle, radyo dalgalarının Dünya atmosferinde yayılması (scintillation – ışıldama) üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyordu.

Pulsarların Keşfine Giden Yol: İnterplanetaryal Işıldama

1960’ların ortalarında Hewish, ilgisini giderek güneÅŸ sisteminin ötesine, yıldızlararası ve gezegenlerarası ortama yöneltti. Radyo dalgalarının, güneÅŸ rüzgarının (güneÅŸten yayılan yüklü parçacık akışı) içinden geçerken yarattığı “ışıldama” (scintillation) etkisini incelemeye baÅŸladı. Bu etki, yıldız ışığının Dünya atmosferinde parıldamasına benziyordu. Hewish, bu ışıldamayı kullanarak güneÅŸ rüzgarının özelliklerini ve uzaydaki plazma bulutlarını inceleyebileceÄŸini fark etti.

Ancak bu tür bir araştırma için çok büyük miktarda veriyi sürekli olarak kaydedebilecek ve analiz edebilecek bir sisteme ihtiyaç vardı. Gökyüzünde sürekli olarak binlerce radyo kaynağının parıltısını ölçmek, devasa bir işti. İşte bu noktada Hewish, kariyerinin en cesur ve en parlak fikrini hayata geçirmeye karar verdi.

Interplanetaryal Işıldama Dizisi’nin (IPS Array) İnÅŸası

Hewish, Cambridge’in dışındaki Mullard Radyo Astronomi Gözlemevi’nde (MRAO) dev bir radyo teleskop dizisi inÅŸa etmek için kolları sıvadı. Bu proje, adını “Interplanetary Scintillation Array” (IPS Array – Gezegenlerarası Işıldama Dizisi) olarak duyurdu. Sistem oldukça basit ama devasaydı: Toplamda 2.000’den fazla ahÅŸap direk üzerine gerilmiÅŸ, yaklaşık 4.5 dönümlük bir alanı kaplayan ve 4.5 megabayt depolama kapasitesine sahip (o dönem için devasa bir rakam) bir radyo antenleri ağı inÅŸa edildi.  Bu sistem, gökyüzünün belli bir bölgesini tarıyor, gelen sinyallerin ÅŸiddetini 4 kanallı bir kayıt cihazına (galvanometer) çizdiriyordu.

Bu devasa sistemin iÅŸletilmesi ve kayıtların analiz edilmesi, inanılmaz derecede sıkıcı ve zaman alıcı bir iÅŸti. Bu nedenle Hewish, doktora öğrencisi Jocelyn Bell’e bu devasa veri yığınını inceleme görevini verdi. Her gün, 30 metre uzunluÄŸunda kağıt ÅŸeritler üzerine çizilmiÅŸ sinyalleri gözden geçirmek, Bell’in asıl iÅŸi haline geldi.

Keşif Anı: Küçük Yeşil Adamlar

Hewish’in bu iÅŸ için kurduÄŸu sistem, 1967 yazında çalışmaya baÅŸladı. Aylarca süren sıkıcı taramalardan sonra, Jocelyn Bell Kasım 1967’de bir ÅŸey fark etti. Kağıt ÅŸeridin dörtte birinde, daha önce hiç görmediÄŸi türden bir sinyal vardı: “Biraz boya lekesi gibi görünen bir iÅŸaret” . Bu sinyal, normal bir radyo kaynağının rastgele parıltısına benzemiyordu. Aksine, çok düzenli, ritmik bir darbe dizisiydi.

Bell, bu tuhaf sinyali Hewish’e gösterdi. İkili, bunun bir insan yapımı parazit mi, yoksa cihaz arızası mı olduÄŸunu anlamak için heyecanlı bir araÅŸtırmaya giriÅŸti. Sinyal, teleskop gökyüzünde hareket ettikçe takip edilebiliyor, yani gerçek bir gök cisminden geliyordu. Üstelik geceleri de, gündüzleri de aynı saatte, gökyüzünün aynı noktasından geliyordu. Hewish, bu kadar düzenli bir sinyalin doÄŸal olamayacağını düşündü. Acaba bu, dünya dışı bir uygarlığın gönderdiÄŸi bir iÅŸaret miydi? Heyecanla, bu gizemli kaynaÄŸa “LGM-1” (Little Green Men-1 – Küçük YeÅŸil Adamlar 1) adını taktılar.

Pulsarlar Nötron Yıldızları Olarak Tanımlandı

Ancak Hewish ve Bell kısa süre içinde ikinci, üçüncü ve dördüncü benzer kaynak keşfettiler. Eğer bunlar dünya dışı uygarlıklarsa, evrende birbirinden tamamen farklı bölgelerde aynı türden sinyaller gönderen en az dört uygarlık olması gerekirdi. Bu mantıklı değildi. Hewish, doğal bir açıklama arayışına girdi ve bu düzenli darbelerin, hızla dönen bir yıldızdan kaynaklanabileceğini öne sürdü.

Cambridge’deki teorik fizikçiler devreye girdi. Özellikle Thomas Gold, bu sinyallerin “nötron yıldızı” adı verilen, dev bir yıldızın çökmesiyle oluÅŸan inanılmaz derecede yoÄŸun, küçük ve hızla dönen yıldız kalıntılarından kaynaklandığını öne sürdü. Bu nötron yıldızları, manyetik kutuplarından yaydıkları radyo dalgalarını, bir fener gibi uzaya gönderiyordu. Yıldız döndükçe, bu ışın Dünya’nın üzerinden geçiyor ve bir deniz feneri gibi vurup sönüyormuÅŸ gibi görünüyordu. Hewish, Gold’ın bu açıklamasını kabul etti ve bu yeni gök cisimlerine “pulsar” (pulsating star – titreÅŸen yıldız) adını verdi.

Yayın ve Bilim Dünyasında Şok Etkisi

Hewish, bulgularını 24 Åžubat 1968’de Nature dergisinde yayımladı. Makalenin yazar kadrosunda Antony Hewish, Jocelyn Bell ve diÄŸer üç araÅŸtırmacı yer alıyordu. Bu yayın, bilim dünyasında adeta bir bomba etkisi yarattı. Pulsarların keÅŸfi, nötron yıldızlarının varlığını ilk kez doÄŸrudan kanıtlamış ve yıldız evrimi teorilerini muazzam bir ÅŸekilde desteklemiÅŸti. Dahası, pulsarlar daha sonra yerçekimsel dalgaların varlığına dair kanıtlar sunacak ve genel görelilik teorisinin en hassas testlerinden birini saÄŸlayacaktı.

Bu keşif, o kadar büyüktü ki, Nature dergisinin editörleri makaleyi neredeyse hiç beklemeden, hemen yayınlama kararı aldılar. Makale yayınlandıktan sonra, dünyanın dört bir yanındaki radyo teleskopları hemen gökyüzünü taramaya başladı ve kısa süre içinde düzinelerce yeni pulsar keşfedildi.

Nobel Ödülü Tartışması

1974 yılı, Hewish için zirve yılı oldu. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, Nobel Fizik Ödülü’nü, “radyo astronomisindeki öncü çalışmaları” nedeniyle Martin Ryle ve Antony Hewish’e birlikte verdi. Ödülün gerekçesinde Hewish için “pulsarların keÅŸfindeki kararlı rolü” ifadesi kullanıldı.

Ancak bu ödül, aynı zamanda bilim tarihinin en tartışmalı Nobel kararlarından birine yol açtı. Birçok bilim insanı, pulsarların keÅŸfinde asıl emeÄŸi geçen kiÅŸinin, Hewish’in öğrencisi Jocelyn Bell olduÄŸunu savundu. Çünkü anormal sinyali ilk fark eden ve büyük bir titizlikle takip eden Bell’di. Hewish’in ödül almasına raÄŸmen Bell’in ödül dışında bırakılması, bilim dünyasında kadın bilim insanlarının katkılarının göz ardı edilmesine dair önemli bir örnek olarak tartışılmaya devam etmektedir. Bell’in kendisi bu durum hakkında her zaman büyük bir olgunluk göstermiÅŸ ve sitem etmemiÅŸtir. Hewish ise bu tartışmalara raÄŸmen, bilimsel liderlik ve yorumlama yeteneÄŸi sayesinde keÅŸfi doÄŸru yere oturttuÄŸunu savunmuÅŸtur.

Sonraki Yıllar ve Bilime Katkıları

Nobel Ödülü’nü kazandıktan sonra Hewish, Cambridge Üniversitesi’ndeki çalışmalarına devam etti. 1971’den 1989’a kadar Cavendish Laboratuvarı’nda radyo astronomi profesörü olarak görev yaptı. 1977’de Kraliyet Cemiyeti (Royal Society) üyeliÄŸine seçildi. Hewish ayrıca, bilim ve din arasındaki iliÅŸkiyle de ilgileniyordu. Fizik yasalarının ince ayarı (fine-tuning) ve evrenin anlamı üzerine düşüncelerini yayınladı.

Hewish, 13 Eylül 2021’de 97 yaşında hayata gözlerini yumdu. Onun adı, radyo astronomi tarihinin en büyük keÅŸiflerinden birinin mimarı olarak anılmaya devam edecektir. Pulsarlar, günümüzde hala evrenin en önemli laboratuvarları olarak kullanılmakta, kütleçekim dalgalarından karanlık maddeye kadar birçok alanda bilim insanlarına rehberlik etmektedir.

 

 

Kategori Bilgi
Gerçek adı: Antony Hewish
Doğum yılı:  1924
Doğum yeri: Newquay, Cornwall, İngiltere
Boyu: Kamuya açık bilgi bulunmamaktadır
Kilosu: Kamuya açık bilgi bulunmamaktadır
Burcu: BoÄŸa
Medeni Hali: Evliydi
EÄŸitimi: Cambridge Üniversitesi (Lisans, Doktora – Radyo Astronomi)
İnsanlığa Kattığı Şeyler: İlk pulsarın keşfi, nötron yıldızlarının varlığının kanıtlanması, Interplanetaryal Işıldama (IPS) tekniğinin geliştirilmesi, 1974 Nobel Fizik Ödülü, radyo astronomisinde gözlem tekniklerine katkılar.

 

 

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.

ADINIZ

E-POSTA

YORUMUNUZ

antalya escort