Renato Dulbecco Kimdir?

Renato Dulbecco Kimdir?
Gerçek Adı: Renato Dulbecco
Doğum Tarihi: 1914
Doğum Yeri: Catanzaro, İtalya
Boyu: -
Kilosu: -
Burcu: Balık
Medeni Hali: Evliydi
Eğitim Durumu: Torino Üniversitesi, Tıp

Renato Dulbecco kimdir? 22 Şubat 1914’te İtalya’nın Catanzaro kentinde doğmuş, 19 Şubat 2012’de Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletindeki La Jolla kentinde hayatını kaybetmiş İtalyan asıllı Amerikalı virolog, moleküler biyolog ve kanser araştırmacısıdır.

1975 yılında David Baltimore ve Howard Martin Temin ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazanmıştır. Nobel komitesi bu üç bilim insanını, “tümör virüsleri ile hücrenin genetik materyali arasındaki etkileşimlere dair keşifleri” nedeniyle ödüllendirmiştir.

Renato Dulbecco’yu önemli yapan şey, virüslerin hücreleri nasıl değiştirebildiğini ve bazı virüslerin kanser oluşumunda nasıl rol oynayabileceğini anlamamıza yaptığı katkıdır. Bugün kanser denince akla çoğu zaman genetik mutasyonlar, hücre bölünmesinin kontrolsüzleşmesi, DNA hasarı ve moleküler sinyal yolları gelir. Fakat 20. yüzyılın ortalarında bu bilgiler bugünkü kadar açık değildi. Dulbecco, virüslerin hücreyle ilişkisini inceleyerek kanserin moleküler düzeyde anlaşılmasına giden yolları açan bilim insanlarından biri oldu.

Renato Dulbecco Biyografisi

Renato Dulbecco, İtalya’nın güneyinde yer alan Catanzaro’da doğdu. Babası Leonardo Dulbecco, annesi ise Maria Dulbecco’dur. National Academy of Sciences için hazırlanan biyografik anı yazısında Dulbecco’nun 22 Şubat 1914’te Catanzaro’da doğduğu ve 19 Şubat 2012’de La Jolla’da öldüğü belirtilir.

Çocukluğu, Avrupa’nın siyasi ve toplumsal açıdan hareketli bir dönemine denk geldi. I. Dünya Savaşı’nın etkileri, İtalya’daki toplumsal değişimler ve daha sonra yükselen faşizm, onun gençlik yıllarının arka planını oluşturdu. Dulbecco’nun bilimsel merakı küçük yaşlarda gelişti. Özellikle doğa bilimlerine ve tıbba ilgi duyması, onu ileride insan sağlığıyla doğrudan bağlantılı olan biyoloji ve viroloji alanına yöneltti.

Bir biyografi yazısında çocukluk dönemi yalnızca “nerede doğdu?” sorusuyla sınırlı kalmamalıdır. Çünkü bilim insanlarının erken yaşta içinde bulunduğu kültür, eğitim ortamı ve tarihsel koşullar, ileride hangi sorulara ilgi duyacaklarını etkiler. Dulbecco’nun gençliği de böyle bir dönemde şekillendi. O, yalnızca kitaplardan öğrenen bir öğrenci değil, aynı zamanda savaşların ve siyasal değişimlerin bilim insanlarının yaşamını nasıl etkilediğini doğrudan gören bir kuşağın üyesiydi.

Renato Dulbecco Eğitim Hayatı

Renato Dulbecco, eğitimini İtalya’da aldı. Torino Üniversitesi’nde tıp eğitimi gördü. Bu üniversite, onun bilimsel hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü burada yalnızca tıp bilgisini değil, araştırmacı düşünme biçimini de geliştirdi.

Dulbecco’nun Torino Üniversitesi yıllarında birlikte bulunduğu çevre oldukça dikkat çekicidir. Aynı bilimsel ortamda daha sonra Nobel kazanacak başka isimler de vardı. Kaynaklar, Dulbecco’nun Torino Üniversitesi’nde Giuseppe Levi’nin yanında eğitim aldığını ve Salvador Luria ile Rita Levi-Montalcini gibi ileride Nobel kazanacak bilim insanlarıyla aynı çevrede yetiştiğini aktarır.

Bu bilgi önemlidir; çünkü bilimde çevre ve mentorluk büyük rol oynar. İyi bir bilimsel çevre, yalnızca bilgi aktaran bir yer değildir. Aynı zamanda soru sormayı, kuşku duymayı, deney tasarlamayı ve sonuçları eleştirel biçimde değerlendirmeyi öğretir. Dulbecco’nun Torino’daki eğitimi, ileride viroloji ve kanser araştırmalarında göstereceği titizliğin temelini attı.

Tıp eğitimi almış olması da onun bilimsel bakışını belirledi. Dulbecco, hücreleri ve virüsleri yalnızca teorik biyolojik yapılar olarak görmedi. Bunların insan hastalıklarıyla ilişkisini düşünerek araştırma yaptı. Bu yönüyle o, temel bilim ile tıp arasında köprü kuran isimlerden biridir

Birinci Dünya Savaşı ve Bilimsel Yolculuğun Kesintiye Uğraması

Renato Dulbecco’nun gençlik ve erken kariyer yılları II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde geçti. Avrupa’daki savaş ortamı birçok bilim insanının eğitimini, çalışmalarını ve yaşam planlarını etkiledi. Dulbecco da bu dönemin zorluklarını yaşadı.

Savaş, bilimsel çalışmaları sekteye uğratsa da Dulbecco’nun araştırmacı kimliğini yok etmedi. Tam tersine, savaş sonrası dönemde bilimsel çalışmalarına daha güçlü biçimde yöneldi. Bu durum onun hayatındaki önemli derslerden biridir: Büyük tarihsel kırılmalar, bazen bir bilim insanının yolunu değiştirir; fakat merak ve çalışma disiplini devam ederse yeni kapılar açılabilir.

Savaş sonrasında Dulbecco, İtalya’daki çalışmalarına devam etti; ancak kısa süre sonra bilimsel geleceği için Amerika Birleşik Devletleri’ne yöneldi. Bu karar, onun kariyerindeki en büyük dönüm noktalarından biri oldu.

Renato Dulbecco’nun Amerika’ya Gidişi

Renato Dulbecco, 1947’de Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Britannica’ya göre önce Indiana Üniversitesi’nde Salvador Luria ile virüsler üzerine çalıştı, ardından 1949’da California Institute of Technology, yani Caltech’e geçti.

Amerika’ya gidişi, yalnızca coğrafi bir değişim değildir. Bu geçiş, onun bilimsel çalışma alanını ve yöntemlerini derinden etkiledi. O dönemde Amerika, moleküler biyoloji, genetik ve viroloji alanlarında hızla yükselen bir bilim merkeziydi. Özellikle bakteriyofaj çalışmaları, yani bakterileri enfekte eden virüsler üzerine yapılan araştırmalar, genetik bilginin nasıl çalıştığını anlamak için çok önemliydi.

Dulbecco önce bakteriyofajlarla ilgilendi. Daha sonra hayvan virüsleri ve tümör virüsleri üzerine yoğunlaştı. Bu geçiş çok önemlidir. Çünkü bakteriyofaj çalışmaları, virüslerin genetik mantığını anlamaya yardım ederken; hayvan virüsleri ve tümör virüsleri doğrudan kanser biyolojisine kapı açıyordu.

Hayvan Virüsleri Üzerine Çalışmaları

Renato Dulbecco’nun Caltech yılları, bilimsel kariyerinin en üretken dönemlerinden biridir. Caltech, o dönemde Max Delbrück gibi bilim insanlarının etkisiyle moleküler biyolojinin önemli merkezlerinden biri hâline gelmişti. Dulbecco burada virüslerin hücrelerle ilişkisini daha ayrıntılı incelemeye başladı.

Onun erken dönem önemli katkılarından biri, hayvan virüslerini nicel olarak incelemeye yarayan yöntemlerin geliştirilmesidir. Virüslerin hücrelerde oluşturduğu etkileri ölçmek, deneysel viroloji için çok önemlidir. Eğer bir virüsün ne kadar etkili olduğunu, hücreleri hangi oranda enfekte ettiğini veya çoğalma düzeyini ölçemezseniz, bilimsel karşılaştırma yapmak zorlaşır.

Dulbecco, bakteriyofajlarda kullanılan plak yöntemi benzeri yaklaşımların hayvan virüslerine uygulanmasına katkı sağladı. Bu yöntem, virolojiyi daha nicel, ölçülebilir ve sistematik bir alan hâline getirdi. Lindau Nobel Mediatheque, Dulbecco’nun kariyerinin başlarında hastalığa neden olan virüsleri incelediğini ve virüs etkinliğini değerlendirmek için yaygın kullanılan bir yöntem geliştirdiğini belirtir.

Bu katkı, yalnızca teknik bir ayrıntı gibi görünmemelidir. Bilimde yöntemler çok önemlidir. Bazen büyük keşifler, önce doğru ölçüm tekniğinin geliştirilmesiyle mümkün olur. Dulbecco’nun virolojideki başarısının arkasında da bu güçlü deneysel yöntem anlayışı vardır.

Tümör Virüsleri Nedir?

Renato Dulbecco’nun Nobel’e uzanan çalışmalarını anlamak için “tümör virüsü” kavramını açıklamak gerekir. Tümör virüsleri, bazı koşullarda hücrelerin kanserleşmesine katkıda bulunabilen virüslerdir. Bu virüsler hücreye girdiklerinde hücrenin genetik düzenini etkileyebilir, hücre bölünmesini değiştirebilir ve normal hücreyi tümör hücresine benzer bir duruma dönüştürebilir.

Bunu basitçe şöyle düşünebiliriz: Normal bir hücre, vücudun kurallarına uyar. Ne zaman bölüneceğini, ne zaman duracağını, hangi görevi yapacağını bilir. Kanserleşme sürecinde ise bu kontrol bozulur. Hücre, durması gereken yerde durmaz ve kontrolsüz çoğalmaya başlar. Tümör virüsleri üzerine yapılan çalışmalar, bu kontrol sistemlerinin nasıl bozulabileceğini anlamamıza yardım etmiştir.

Dulbecco’nun önemi, virüslerin hücreleri yalnızca geçici olarak enfekte eden dış etkenler olmadığını göstermesidir. Bazı virüsler, hücrenin genetik materyaliyle derin bir ilişki kurabilir. İşte Nobel Ödülü’nün temelinde bu düşünce vardır.

Virüsler, Genler ve Kanser

Renato Dulbecco’nun bilimsel mirasının merkezinde virüs-gen-kanser ilişkisi bulunur. Nature’daki anma yazısı, Dulbecco’yu “virüs kaynaklı genlerin kanseri tetikleyebileceğini kanıtlayan moleküler biyolog” olarak tanımlar.

Bu tanım, onun neden önemli olduğunu çok net gösterir. Dulbecco’nun çalışmaları, kanserin hücresel ve genetik düzeyde anlaşılmasına katkı sağladı. Tümör virüsleri hücreye girdiklerinde, virüse ait genetik materyal hücrede kalıcı değişikliklere neden olabilir. Bu değişiklikler hücrenin davranışını dönüştürebilir.

Burada öğretici bir ayrım yapmak gerekir. Her virüs kanser yapmaz. Her viral enfeksiyon da kanserle sonuçlanmaz. Fakat bazı virüsler belirli koşullarda kanser gelişimine katkıda bulunabilir. Dulbecco’nun çalışmaları, bu ilişkinin bilimsel olarak araştırılabilmesini sağladı.

Bu çalışmalar daha sonra insan kanserlerinde viral etkenlerin araştırılmasına da zemin hazırladı. Bugün bazı kanser türlerinin belirli virüslerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Örneğin insan papilloma virüsü bazı rahim ağzı kanseri türleriyle, hepatit B ve C virüsleri bazı karaciğer kanserleriyle ilişkilidir. Dulbecco’nun çalışmaları, bu tür bağlantıların moleküler mantığını anlamaya giden bilimsel yolun önemli adımlarındandır.

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü

Renato Dulbecco, 1975 yılında David Baltimore ve Howard Martin Temin ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandı. Nobel’in resmi gerekçesi, tümör virüsleri ile hücrenin genetik materyali arasındaki etkileşimlere dair keşiflerdir.

Bu ödülün anlamı büyüktür. Çünkü 1970’li yıllarda kanser biyolojisi hızla molekülerleşiyordu. Kanser artık yalnızca dokuda görülen anormal büyüme olarak değil, hücrede genetik düzenin bozulması olarak anlaşılmaya başlanıyordu. Dulbecco, Temin ve Baltimore’un çalışmaları bu dönüşümün merkezinde yer aldı.

Dulbecco’nun Nobel ortakları da bu hikâyede önemlidir. Howard Temin ve David Baltimore, ters transkriptaz enzimi ve retrovirüslerin genetik bilgi aktarımı üzerine çok önemli çalışmalar yaptılar. Dulbecco ise tümör virüsleri ile hücre genetiği arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik temel deneysel ve kavramsal zemini güçlendiren isimlerden biriydi.

Renato Dulbecco’nun adı, Nobel’i paylaştığı Howard Temin ve David Baltimore ile birlikte anılır. Temin, Dulbecco’nun öğrencilerinden biri olarak bilinir. Baltimore ise benzer araştırma alanlarında çalışan, ters transkriptaz keşfiyle biyoloji tarihine geçen bir bilim insanıdır.

Bu üç ismin çalışmalarını birlikte düşünmek gerekir. Çünkü hepsi, virüslerin hücrenin genetik materyaliyle nasıl ilişki kurduğunu farklı yönlerden açıklamaya katkı sağladı. Temin ve Baltimore, RNA virüslerinin DNA aracılığıyla hücreye entegre olabileceğini gösteren çalışmalarıyla öne çıktı. Dulbecco ise DNA tümör virüsleri ve hücresel dönüşüm süreçleri üzerine yaptığı araştırmalarla bu alanın temelini güçlendirdi.

Bilim tarihinde büyük keşifler çoğu zaman tek bir kişinin tek bir deneyinden doğmaz. Farklı laboratuvarlarda, farklı yöntemlerle, birbirini tamamlayan çalışmalar yapılır. Dulbecco’nun Nobel hikâyesi de bu açıdan ekipler, öğrenciler, yöntemler ve fikirlerin birleştiği bir bilimsel gelişim örneğidir.

Salk Institute Yılları

Renato Dulbecco’nun kariyerindeki en önemli kurumlardan biri Salk Institute for Biological Studies’tir. Britannica’ya göre Dulbecco, 1963-1972 yılları arasında Salk Institute’ta görev yaptı; 1977’de de buraya distinguished research professor olarak döndü.

Salk Institute, biyoloji ve tıp araştırmalarında dünyanın saygın merkezlerinden biridir. Jonas Salk’ın kurduğu bu kurum, temel biyolojik araştırmaların insan sağlığıyla ilişkisini güçlendiren bir bilim merkezi olarak tanınır. Dulbecco burada tümör virüsleri, hücre dönüşümü ve kanser mekanizmaları üzerine çalışmalarını sürdürdü.

Salk Institute’un onun kariyerindeki yeri yalnızca araştırma ortamı sağlamasıyla sınırlı değildir. Dulbecco daha sonra bu kurumun başkanlığını da üstlendi. PNAS’ta yayımlanan yazıda onun 1988’de Salk Institute başkanlığını üstlendiği ve bu görevde dört yıl hizmet verdiği belirtilir.

Bu görev, Dulbecco’nun sadece laboratuvarda çalışan bir araştırmacı değil, aynı zamanda bilimsel kurumları yönlendiren bir lider olduğunu da gösterir.

Imperial Cancer Research Fund Dönemi

Renato Dulbecco, kariyerinin bir döneminde Londra’daki Imperial Cancer Research Fund Laboratories’te çalıştı. Nobel biyografisinde Dulbecco, 1962’de Caltech’ten Salk Institute’a geçtiğini, 1972’de ise Londra’daki Imperial Cancer Research Fund Laboratories’e gittiğini belirtir. Bu geçişin nedenlerinden biri olarak insan kanseri alanında çalışma fırsatını gösterir.

Bu bilgi önemlidir çünkü Dulbecco’nun bilimsel merakının zaman içinde nasıl yön değiştirdiğini gösterir. Başlangıçta daha çok virüs biyolojisi ve hücresel dönüşüm üzerine çalışan Dulbecco, insan kanseriyle daha doğrudan ilişkili sorulara yönelmek istemiştir. Bu geçiş, temel bilimden insan hastalıklarına uzanan düşünce çizgisinin iyi bir örneğidir.

Kanser araştırmaları, yalnızca laboratuvar deneylerinden ibaret değildir. İnsan kanserini anlamak için hücre biyolojisi, genetik, bağışıklık sistemi, çevresel faktörler ve klinik gözlemler birlikte değerlendirilir. Dulbecco’nun kariyeri, bu çok yönlü yaklaşımı yansıtır.

İnsan Genomu ve Kanser Araştırmalarına Bakışı

Renato Dulbecco’nun ilerleyen yıllarda dikkat çeken görüşlerinden biri, kanseri anlamak için insan genomunun ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiği düşüncesidir. Dulbecco, kanserin genetik temellerini anlamak için insan genomu çalışmalarının önemini erken fark eden bilim insanlarından biri olarak kabul edilir.

Bu bakış bugün bize çok doğal gelebilir. Çünkü artık kanser genomiği, kişiselleştirilmiş tıp, tümör DNA analizi ve hedefe yönelik tedaviler modern tıbbın önemli başlıklarıdır. Ancak bu düşüncelerin yaygınlaşması zaman almıştır. Dulbecco’nun vizyonu, kanseri anlamak için hücredeki genetik bilginin bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini vurgulamıştır.

Bu nedenle Dulbecco, yalnızca geçmişte tümör virüsleri üzerine çalışmış bir bilim insanı değildir. O, modern kanser biyolojisinin genom merkezli düşünceye doğru ilerlemesinde de etkili bir figürdür.

Marguerite Vogt ile Çalışmaları

Renato Dulbecco’nun bilimsel kariyerinde Marguerite Vogt’un önemli bir yeri vardır. Vogt, Dulbecco ile birlikte hayvan virüsleri ve hücresel dönüşüm üzerine önemli çalışmalar yapmış deneyimli bir bilim insanıydı. PNAS’ta yayımlanan anma yazısında, Dulbecco’nun Salk Institute laboratuvarındaki bilimsel ortamın Marguerite Vogt’un enerjisiyle daha da güçlendiği anlatılır.

Bu tür ortaklıklar bilim tarihinde çok önemlidir. Bir laboratuvarın başarısı çoğu zaman tek bir kişinin adıyla anılır; ancak o başarının arkasında birlikte çalışan araştırmacılar, öğrenciler, teknisyenler ve iş ortakları vardır. Dulbecco’nun kariyeri de bu açıdan bilimsel iş birliğinin güçlü bir örneğidir.

Vogt ile yaptığı çalışmalar, virüslerin hücreler üzerinde oluşturduğu etkileri daha sistematik incelemeye yardım etti. Bu araştırmalar, tümör virüsleri ve kanser biyolojisi arasında köprü kuran temel çalışmalardandır.

Bilimsel Kişiliği

Renato Dulbecco’nun bilimsel kişiliğinde açıklık, yöntemsel titizlik ve büyük sorular sorma cesareti öne çıkar. O, virüslerin hücreyi nasıl değiştirdiğini anlamak gibi büyük bir soruya yöneldi. Bu soru, yalnızca virolojinin değil, kanser biyolojisinin de temel sorunlarından biriydi.

Dulbecco’nun başarısı, karmaşık biyolojik olayları deneysel olarak incelenebilir hâle getirmesindedir. Virüs-hücre ilişkisi gözle görülmeyen moleküler olaylardan oluşur. Bu olayları anlamak için uygun hücre kültürleri, güvenilir ölçüm yöntemleri ve güçlü kavramsal modeller gerekir. Dulbecco bu araçların gelişmesine katkı sağladı.

Onun bilimsel yaklaşımı bize şu dersi verir: Bir hastalığı anlamak için yalnızca belirtilere bakmak yetmez. Hastalığın hücrede, genlerde ve moleküler mekanizmalarda nasıl başladığını anlamak gerekir. Kanser biyolojisi bugün bu ilke üzerine kuruludur.

Ödülleri ve Bilim Dünyasındaki Yeri

Renato Dulbecco’nun en bilinen ödülü 1975 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’dür. Bunun yanında birçok önemli bilimsel ödül ve akademik unvan da almıştır. Britannica, Dulbecco’nun İtalyan doğumlu Amerikalı virolog olduğunu ve tümör virüsleriyle hücre genetik materyali arasındaki etkileşimlere dair çalışmalarıyla Nobel kazandığını belirtir.

Dulbecco, bilim dünyasında özellikle kanser virolojisi ve moleküler biyoloji alanlarının kurucu kuşaklarından biri olarak görülür. Nature’daki anma yazısı onu kanser biyolojisinin dev isimlerinden biri olarak anar.

Bu değerlendirmeler, onun etkisinin yalnızca kendi döneminde kalmadığını gösterir. Bugün kanserin genetik temelleri, viral onkoloji, hücre dönüşümü ve moleküler tıp alanlarında çalışan araştırmacılar, doğrudan ya da dolaylı olarak Dulbecco’nun açtığı bilimsel yoldan ilerlemektedir.

Renato Dulbecco’nun İnsanlığa Kattığı Şeyler

Renato Dulbecco’nun insanlığa en büyük katkısı, virüsler ile kanser arasındaki moleküler ilişkinin anlaşılmasına öncülük etmesidir. Onun çalışmaları sayesinde bilim insanları, bazı virüslerin hücrenin genetik materyaliyle etkileşerek hücresel dönüşüme yol açabileceğini daha iyi kavradı.

Bu bilgi, kanserin yalnızca doku düzeyinde değil, genetik ve moleküler düzeyde anlaşılması gerektiğini gösterdi. Bugün modern kanser araştırmaları; gen mutasyonları, hücre sinyal yolları, tümör baskılayıcı genler, onkogenler ve viral etkenler gibi kavramlar üzerine kuruludur. Dulbecco’nun çalışmaları bu yaklaşımın tarihsel temellerinden biridir.

Ayrıca virolojide geliştirdiği yöntemler, virüslerin ölçülebilir ve karşılaştırılabilir biçimde incelenmesine katkı sağladı. Bilimde yöntem geliştirmek, çoğu zaman keşif yapmak kadar önemlidir. Çünkü iyi yöntemler, sonraki araştırmacıların yeni sorular sormasına olanak verir.

Dulbecco’nun insanlığa katkısı yalnızca kanser araştırmalarıyla da sınırlı değildir. O, bilimsel düşüncede virüsleri hücre biyolojisinin öğretici araçları olarak kullanmanın önemini gösterdi. Virüsleri anlamak, hücrenin nasıl çalıştığını anlamaya da yardım eder. Bu düşünce modern moleküler biyolojinin temel taşlarından biridir.

Renato Dulbecco önemlidir çünkü kanser biyolojisinin moleküler temellerinin anlaşılmasına öncülük eden bilim insanlarından biridir. Tümör virüsleri üzerine yaptığı çalışmalar, virüslerin hücre genetiğiyle nasıl etkileşebileceğini gösterdi. Bu çalışmalar, kanserin genetik bir hastalık olarak anlaşılmasına giden yolda çok önemli bir aşamadır.

O, aynı zamanda virolojiyi daha nicel ve deneysel olarak güçlü bir bilim alanı hâline getiren yöntemlere katkı sağladı. Caltech, Salk Institute ve Imperial Cancer Research Fund gibi dünyanın önde gelen bilim merkezlerinde çalıştı. Salk Institute’ta başkanlık yaparak yalnızca araştırmacı değil, bilimsel kurum lideri olarak da etkili oldu.

Renato Dulbecco’nun hayatı bize temel bilimin insan sağlığı için ne kadar önemli olduğunu gösterir. Bir virüsün hücrede ne yaptığını anlamaya çalışan deneyler, yıllar sonra kanserin, genetik hastalıkların ve moleküler tıbbın gelişimine katkı sağlayabilir. Dulbecco’nun mirası da tam olarak budur: Hücrenin ve virüslerin gizli ilişkisini çözerek kanser biyolojisinin modernleşmesine büyük katkı sağlamak.

 

Bilgi Detay
Gerçek Adı Renato Dulbecco
Doğum Tarihi 22 Şubat 1914
Doğum Yeri Catanzaro, İtalya
Boyu Güvenilir kaynaklarda doğrulanmış bilgi bulunmamaktadır
Kilosu Güvenilir kaynaklarda doğrulanmış bilgi bulunmamaktadır
Burcu Balık
Medeni Hali Evliydi
Eğitim Durumu Torino Üniversitesi, Tıp
İnsanlığa Kattığı Şeyler Tümör virüsleri ile hücrenin genetik materyali arasındaki ilişkiyi açıklayan çalışmalarıyla kanser biyolojisinin moleküler temellerinin anlaşılmasına katkı sağladı; hayvan virüslerinin ölçülmesi ve incelenmesi için kullanılan yöntemlerin gelişmesine öncülük etti; insan kanseri, viral onkoloji ve moleküler biyoloji alanlarında kalıcı etki bıraktı; 1975 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandı

 

 

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.

ADINIZ

E-POSTA

YORUMUNUZ

antalya escort