George Andrew Olah Biyografisi

George Andrew Olah Biyografisi
Gerçek Adı: George Andrew Olah
Doğum Tarihi: 1927
Doğum Yeri: Budapeşte, Macaristan
Medeni Hali: Evliydi
Eğitim Durumu: Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi (Kimya Mühendisliği Lisans, 1949; Kimya Doktora, 1954)

George Andrew Olah, 22 Mayıs 1927’de Budapeşte’de, avukat bir baba ile ev hanımı bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldiğinde, Macaristan’ın savaşlar arası dönemindeki çalkantılı atmosferine rağmen küçük yaşlardan itibaren doğa olaylarına ve bilime karşı derin bir merak duydu.

Ortaokul yıllarında kimyaya olan ilgisi netleşmeye başladı ve evinde basit deneyler yaparak bu merakını besledi; ancak gençlik yılları II. Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkileri altında geçti, Macaristan savaşın son yıllarında ağır çatışmalara sahne oldu ve Olah ailesiyle birlikte büyük zorluklar yaşadı. Bu koşullara rağmen eğitimine devam etme kararlılığını asla kaybetmeyen Olah, lise eğitimini Budapeşte’deki Piarist Gimnazyum’da tamamladıktan sonra 1945 yılında Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi’ne kimya mühendisliği öğrencisi olarak kaydoldu.

George Andrew Olah Biyografisi

Üniversite yıllarında organik kimya ve kataliz alanlarına duyduğu yoğun ilgi, onun gelecekteki devrimci çalışmalarının tohumlarını ekti; 1949’da lisans derecesini, 1954’te ise siklopropan türevlerinin kimyası üzerine yazdığı tezle doktora unvanını aldı. O dönemde henüz kimse, bu Macar genç adamın ileride karbon atomlarının sanılandan çok daha yaratıcı olduğunu kanıtlayarak organik kimyanın temel kavramlarını yeniden yazacağını ve 1994 Nobel Kimya Ödülü’ne uzanacağını tahmin edemezdi; ancak Olah’ın analitik zekâsı, deneysel becerisi ve yılmaz merakı onu bu büyük başarıya taşıyacak en önemli erdemler olacaktı.

Olah’ın profesyonel kariyeri, 1949’da Budapeşte Teknik Üniversitesi’nde asistan olarak başladı ve 1954’te doçent unvanına yükseldi, ancak 1956 Macar Devrimi’nin ardından ailesiyle birlikte ülkeyi terk etmek zorunda kalarak önce Kanada’ya, ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etti. 1957’de Dow Chemical Company’nin Ontario, Sarnia’daki laboratuvarında çalışmaya başlayan Olah, bu sanayi ortamında süper asitler ve karbokatyonlar üzerine çığır açan araştırmalarına adım attı; 1964’te ABD’deki Dow laboratuvarlarının yöneticisi oldu. 1965’te akademik hayata geri dönerek Case Western Reserve Üniversitesi’nde kimya profesörü olarak görev alan Olah, burada Morley B. Karell Seçkin Üniversite Profesörü unvanını aldı ve karbokatyon çalışmalarını derinleştirerek bulgularını dünyaya duyurdu.

1977’de Güney Kaliforniya Üniversitesi’ne geçen Olah, Donald P. ve Katherine B. Loker Hidrokarbon Araştırmaları Enstitüsü’nü kurdu ve ölümüne kadar direktörlüğünü yaptı; aynı zamanda George A. ve Judith Olah Seçkin Kürsü Profesörü unvanını taşıdı. Onun kariyer yolculuğu, bir mülteci bilim insanının azmiyle dünyanın en prestijli üniversitelerinde nasıl köklü değişimler yaratabileceğinin ve sanayi deneyiminin akademik başarıya nasıl güç katabileceğinin çarpıcı bir örneğidir.

George Andrew Olah Bilime Katkısı

Olah’ın bilime en büyük katkısı, karbokatyonlar olarak adlandırılan, bir karbon atomunun yalnızca altı elektrona sahip olduğu pozitif yüklü ve son derece kararsız ara molekülleri süper asitler kullanarak yakalaması ve karakterize etmesidir. Normal koşullarda saniyenin milyarda biri kadar kısa bir ömre sahip olan bu moleküller, polimerizasyon, alkilasyon ve izomerizasyon gibi sayısız organik reaksiyonun ara basamaklarında kilit rol oynar; ancak klasik yöntemlerle incelenmeleri neredeyse imkânsızdır. Olah, florosülfürik asit ve antimon pentaflorür karışımı gibi sülfürik asitten milyonlarca kat daha güçlü süper asitler geliştirerek, düşük sıcaklıklarda bu kararsız parçacıkları neredeyse sonsuza kadar kararlı hale getirmeyi başardı.

Bu sayede daha önce sadece teoride var olduğu varsayılan karbokatyonları ilk kez “tüp içinde” gözlemledi, NMR gibi spektroskopik yöntemlerle yapılarını ayrıntılı olarak aydınlattı ve pentametilsiklopentadienil katyonu gibi uzun ömürlü örnekler sentezleyerek 2-norbornil katyonu gibi köprü karbokatyonlarının varlığını kesin olarak kanıtladı. Bu çalışmalar, organik kimyadaki temel kavramların deneysel temelini atmış ve bu alandaki onlarca yıllık teorik tartışmalara son noktayı koymuştur.

Süper asitlerle yaptığı çalışmalar sadece karbokatyonların anlaşılmasını sağlamakla kalmadı; aynı zamanda Olah, bu aşırı güçlü asitleri kullanarak düşük kaliteli petrol fraksiyonlarını yüksek oktanlı benzin bileşenlerine dönüştüren ve doğal gazın ana bileşeni metanı daha değerli kimyasallara çeviren yeni katalitik reaksiyonlar geliştirdi.

Bu süper asit katalizli hidrokarbon dönüşümleri, bugün petrokimya endüstrisinde milyarlarca dolarlık üretim süreçlerinin bilimsel temelini oluştururken, aynı zamanda ilaç sentezinden polimer teknolojilerine kadar uzanan geniş bir alanda devrim yaratmıştır. Hayatının son dönemlerinde Olah, fosil yakıtların tükenmesi ve iklim değişikliği sorunlarına karşı Metanol Ekonomisi kavramını ortaya attı; doğal gaz, kömür, biyokütle ve hatta havadaki karbondioksitten üretilebilen metanolü, oda sıcaklığında sıvı olması nedeniyle depolanması ve taşınması kolay bir enerji taşıyıcısı olarak önerdi. Mevcut petrol altyapısının metanol için de kullanılabileceğini, metanolün doğrudan yakıt olarak yanabileceğini veya yakıt hücrelerinde hidrojen taşıyıcısı işlevi görebileceğini savunan Olah, yanma sonucu oluşan karbondioksitin yeniden metanol sentezinde kullanılabileceği kapalı bir karbon döngüsü hayal etti; bu vizyon, günümüzde sürdürülebilir enerji tartışmalarının en ilham verici ufuklarından biri olarak kabul edilmektedir.

George Olah, Nobel Ödülü başta olmak üzere Amerikan Kimya Derneği’nin Roger Adams, Arthur C. Cope ve Priestley Madalyası gibi en prestijli ödüllerinin tamamına layık görülmüş, 1976’da ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne, 1997’de ise İngiltere Kraliyet Cemiyeti’ne yabancı üye seçilmiş ve 2013’te ABD hükümetinin Enrico Fermi Ödülü’nü kazanmıştır. Tüm bu başarılara rağmen son derece alçakgönüllü, mükemmeliyetçi ve disiplinli bir kişiliğe sahip olan Olah, kimyager eşi Judith ile kurduğu hayat ortaklığını sık sık vurgulamış ve “iyi bir kimyager olmak için iyi bir yardımcıya ihtiyacınız var” diyerek onun katkılarını takdirle anmıştır. Bilimi “hayal gücü ile madde arasındaki köprü” olarak tanımlayan Olah, hayal ettiği bir molekülü laboratuvarda sentezlemenin dünyayı değiştirebilecek büyülü an olduğunu söylemiş; bu felsefeyle öğrencilerine ve meslektaşlarına ilham vermiştir. 8 Mart 2017’de Beverly Hills’teki evinde 89 yaşında hayata gözlerini yuman Olah, ardında yalnızca Nobel ödüllü bir unvan değil, karbokatyonların sırlarını çözerek atomların mikroskobik dansını görünür kılan ve sürdürülebilir bir enerji geleceği vizyonu çizen dev bir bilim insanının mirasını bırakmıştır; onun geliştirdiği süper asit teknikleri ve metanol ekonomisi fikri, bugün dünyanın dört bir yanındaki araştırma laboratuvarlarında ve endüstriyel tesislerde yaşamaya devam etmektedir.

 Önemli başarıları

Karbokatyonların süper asit ortamında izolasyonu ve karakterizasyonu, süper asit katalizli hidrokarbon dönüşüm reaksiyonları, Metanol Ekonomisi kavramı | Ödülleri: Nobel Kimya Ödülü (1994), Priestley Madalyası (2005), Enrico Fermi Ödülü (2013), ACS Roger Adams Ödülü (1989), ACS Arthur C. Cope Ödülü (1979) | Üyelikleri: ABD Ulusal Bilimler Akademisi (1976), İngiltere Kraliyet Cemiyeti Yabancı Üyesi (1997)

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.

ADINIZ

E-POSTA

YORUMUNUZ

ataşehir escort bodrum escort izmit escort escort antalya antalya escort