Boris Pasternak Kimdir?
| Gerçek Adı: | Boris Leonidovich Pasternak |
|---|---|
| Doğum Tarihi: | 1890 |
| Doğum Yeri: | Moskova, Rus İmparatorluğu |
| Boyu: | 1.70 m (tahmin ediliyor) |
| Kilosu: | 70 kg ( tahmin ediliyor) |
| Burcu: | Kova |
| Medeni Hali: | Evliydi |
| Eğitim Durumu: | Moskova Üniversitesi (Felsefe), Marburg Üniversitesi (Felsefe) |
Boris Pasternak kimdir, başarıları nelerdir, dünya edebiyatına katkıları nelerdir gibi soruların cevaplarını bu biyografide bulacaksınız. Kendisi , 20. yüzyıl Rus edebiyatının en özgün ve cesur seslerinden biri, lirik şiirlerinin derin duyarlılığıyla “şairlerin şairi” olarak anılan ve epik romanı Doctor Zhivago ile dünya edebiyat tarihine damga vuran bir yazar, şair ve çevirmendir. 1958 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmesine rağmen ödülü reddetmek zorunda kalan Pasternak, bireysel özgürlüğü, sanatın bağımsızlığını ve insan ruhunun karmaşıklığını savunmasıyla tanınır.

Boris Pasternak Hayatı
Eserlerinde doğa imgelerini, felsefi sorgulamaları ve tarihsel olayların birey üzerindeki etkisini ustaca birleştiren Pasternak, Rus Devrimi’nin yarattığı kaosu lirik bir bakış açısıyla ele alarak edebiyatı siyasi propaganda aracı olmaktan çıkarmıştır. Şiirleri, çevirileri ve tek büyük romanıyla hem Sovyet döneminde hem de uluslararası arenada derin izler bırakan Pasternak, sanatın evrensel değerlerini korumanın bedelini ağır ödeyen nadir isimlerden biridir. Boris Leonidovich Pasternak, 10 Şubat 1890 tarihinde (eski takvime göre 29 Ocak) Moskova’da doğdu.
Babası Leonid Osipovich Pasternak, ünlü bir portre ressamı ve Moskova Resim, Heykel ve Mimari Okulu’nda profesördü. Tolstoy’un eserlerini resmeden, Rachmaninoff, Scriabin ve Rilke gibi dönemin önemli sanatçılarını portreleyen babası, ailenin kültürel yaşamının merkezindeydi. Annesi Rosa (Roza) Kaufman ise yetenekli bir konser piyanistiydi. Aile, Rus-Yahudi kökenli, varlıklı ve kozmopolit bir çevrede yaşıyordu.
Evleri, sanat, edebiyat ve müzik dünyasının önde gelen isimlerinin sıkça ziyaret ettiği bir kültür ocağı gibiydi. Bu zengin ortam, genç Boris’in sanata ve estetiğe erken yaşta ilgi duymasını sağladı. Kardeşi Alex ve kız kardeşleri Lydia ile Josephine ile birlikte büyüyen Pasternak, çocukluğundan itibaren hem görsel sanat hem de müzikle iç içe bir hayat sürdürdü. Pasternak’ın eğitim hayatı oldukça renkliydi. Moskova’daki Alman Gimnazyumu’nda başladıktan sonra müziğe büyük ilgi duydu. 1904-1910 yılları arasında Moskova Konservatuvarı’nda Alexander Scriabin’in etkisiyle müzik eğitimi aldı. Beste yapmaya başladı; hatta iki prelüd ve bir piyano sonatı besteledi. Ancak 1910 yılında müzik kariyerini aniden bıraktı. Bu karar, onun hayatındaki ilk büyük dönüm noktalarından biriydi. Müzik yeteneğine rağmen teknik olarak yetersiz hissettiğini düşünerek felsefeye yöneldi. Moskova Üniversitesi’nde önce hukuk, ardından felsefe okudu. 1912 yazında Almanya’nın Marburg Üniversitesi’ne giderek neo-Kantçı filozof Hermann Cohen’in derslerine katıldı. Bu deneyim, onun düşünce dünyasını derinden etkiledi. Cohen’in sistematik felsefesi, Pasternak’a tutarlılık, dünya düzeni ve sezgi karşıtlığı gibi kavramları aşıladı. Kısa bir İtalya gezisinden sonra 1913’te Moskova’ya döndü ve üniversite eğitimini tamamladı. Felsefe ve müzik eğitimi, ilerideki eserlerinde doğa, zaman, varoluş ve insan ruhu temalarını lirik bir dille işlemesinde belirleyici oldu.

Edebi Kariyerinin Başlangıcı ve Şiirsel Yükselişi
Pasternak’ın edebi serüveni 1910’lu yıllarda başladı. İlk şiir kitabı Bulutlarda İkiz (Bliznets v tuchakh, 1914) sembolizm etkileri taşıyordu. 1917 Devrimi öncesi dönemde futurist ve avant-garde akımlarla ilişki kurdu ancak kendine özgü lirik üslubunu korudu. Asıl ününü 1922’de yayımlanan Kız Kardeşim Hayat (My Sister, Life) adlı şiir kitabıyla kazandı. Bu eser, 1917 yazındaki devrimci kaosu doğa imgeleri, kişisel duygular ve felsefi derinlikle birleştirerek Rus şiirinde çığır açtı. Kitap, genç şairleri derinden etkiledi; Osip Mandelstam ve Marina Tsvetayeva gibi isimler üzerinde önemli izler bıraktı.
Pasternak, şiirlerinde doğayı “kız kardeşi” gibi görerek insan ile evren arasındaki birliği vurguladı. “Yıldızlar sürü halinde akıyordu. Burunlar denize yıkanıyordu…” gibi imgelerle dolu şiirleri, geleneksel Rus şiir dilini yenilikçi bir biçimde dönüştürdü.1923’te Temalar ve Varyasyonlar (Themes and Variations) adlı kitabı yayımlandı. 1920’li yıllarda kısa öyküler de yazdı; Luvers’in Çocukluğu (The Childhood of Luvers) bu dönemin önemli eserlerindendir. 1926’da 1905 Yılı ve 1927’de Teğmen Schmidt gibi epik şiirlerle devrim yıllarını tarihsel bir perspektiften ele aldı. Ancak 1930’lara gelindiğinde Stalin’in totaliter rejimi altında sosyalist gerçekçilik baskısı arttı.
Pasternak, resmi ideolojiye uymayan şiirlerinden dolayı zor günler yaşadı.. Shakespeare’in trajedilerini (Hamlet, Romeo ve Juliet, Othello, Kral Lear vb.), Goethe’nin Faust’unu, Schiller, Calderón de la Barca, Rilke ve Verlaine’in eserlerini Rusça’ya çevirdi. Bu çeviriler, Rus edebiyat diline büyük zenginlik kattı ve Pasternak’ı “büyük çevirmen” olarak da ünlendirdi. Özellikle Shakespeare çevirileri, günümüzde bile Rus tiyatrosunda popülerliğini korumaktadır.

Hayatta Kalma Mücadelesi
1930’lu yıllar, Pasternak için büyük bir sınavdı. Stalin terörünün zirveye çıktığı bu dönemde birçok yazar Gulag kamplarına gönderildi veya idam edildi. Pasternak, 1934’te Stalin’i bizzat arayarak bir şair arkadaşını kurtarmak için ricada bulunması üzerine dikkat çekti.
Bu olay, onun rejimle gerilimli ilişkisini simgeliyordu. 1930’larda şiir yayımlamayı azalttı ve çevirilerle geçimini sağladı. II. Dünya Savaşı sırasında cephe gerisinde kaldı; şiirleri moral amaçlı kullanıldı ancak siyasi baskılar devam etti. 1941’de Erken Trenlerde (On Early Trains) ve 1945’te Yeryüzünün Genişliği (The Vastness of Earth) gibi kitaplar yayımladı. Bu dönemde üslubu daha sadeleşti; savaşın yıkımını ve günlük hayatın zorluklarını lirik bir dille anlattı. Savaş sonrası yıllarda Pasternak, en büyük eseri üzerinde çalışmaya yoğunlaştı.
1940’ların ortalarından itibaren Doctor Zhivago romanını yazmaya başladı. Roman, 1905 Devrimi’nden II. Dünya Savaşı’na uzanan geniş bir tarihsel dönemde doktor ve şair Yuri Zhivago’nun hayatını, aşklarını ve devrimin birey üzerindeki etkisini anlatıyordu. Eser, devrimin ideallerini değil, bireysel özgürlüğü, doğayı, aşkı ve insan ruhunun dayanıklılığını ön plana çıkarıyordu. Sosyalist gerçekçiliğin katı kurallarına uymayan bu roman, Sovyet sansürü tarafından “anti-Sovyet” bulunarak reddedildi. Doctor Zhivago ve Nobel Krizi
1956’da romanı tamamlayan Pasternak, yayımlanması için Sovyet yayınevlerine başvurdu ancak ret aldı.
1957 yılında İtalyan yayıncı Giangiacomo Feltrinelli’nin eline geçen el yazması İtalya’da basıldı ve uluslararası bir bestseller haline geldi. Romanın lirik anlatımı, epik genişliği ve felsefi derinliği eleştirmenler tarafından övgüyle karşılandı. 23 Ekim 1958’de İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, Boris Pasternak’a Nobel Edebiyat Ödülü’nü “çağdaş lirik şiirdeki önemli başarısı ve büyük Rus epik geleneğine katkısı” nedeniyle verdi. Bu ödül, Sovyetler Birliği’nde büyük bir skandala yol açtı.
Yazarlar Birliği Pasternak’ı ihanetle suçladı, basın onu “edebi yabani ot” diye nitelendirdi ve ağır baskılar uygulandı. Pasternak, ödülü kabul ederse sürgüne gönderileceğini anlayınca Nobel Komitesi’ne telgraf çekerek ödülü reddettiğini bildirdi. “Bu onur benim için büyük bir mutluluk kaynağıdır ancak onu reddetmek zorundayım” ifadesini kullandı. Bu olay, Soğuk Savaş döneminde edebiyatın siyasi bir silah olarak kullanıldığının çarpıcı örneği oldu. Pasternak, Yazarlar Birliği’nden ihraç edildi ve ağır eleştirilere maruz kaldı. Roman, Sovyetler Birliği’nde ancak 1988 yılında, Gorbaçov’un glasnost (açıklık) politikası döneminde resmen yayımlanabildi. 1989’da oğlu Yevgeny Pasternak, babasının Nobel madalyasını Stockholm’de teslim aldı.

Kişisel Yaşamı ve İlişkileri
Boris Pasternak, 1922 yılında ressam Evgeniya Vladimirovna Lurye ile evlendi. Bu evlilikten bir oğlu (Yevgeny) oldu ancak 1931’de boşandılar. Aynı yıl piyanist Zinaida Nikolaevna Neuhaus (Eremeeva) ile ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten bir oğlu (Leonid) dünyaya geldi.
Pasternak, 1936’dan itibaren Moskova yakınlarındaki Peredelkino köyündeki yazlık evinde (dacha) yaşadı. Burası, Sovyet dönemi birçok yazar ve şairin sığındığı bir sanatçı kolonisiydi. Hayatının son yıllarında Olga Ivinskaya ile yakın bir ilişki yaşadı; Ivinskaya, romanındaki Lara karakterine ilham kaynağı oldu. Bu ilişki nedeniyle Ivinskaya Gulag’a gönderildi ve Pasternak büyük acılar çekti. Pasternak, mütevazı, doğaya ve aileye bağlı bir yapıya sahipti. Siyasi tartışmalardan uzak durmaya çalışsa da sanatın bağımsızlığını her zaman savundu.
Son yıllarında sağlığı bozulan Pasternak, 30 Mayıs 1960 tarihinde Peredelkino’daki evinde akciğer kanseri nedeniyle 70 yaşında hayata veda etti. Cenazesi Peredelkino mezarlığına defnedildi. Ölümünden sonra uluslararası ünü daha da arttı. David Lean’in 1965 yapımı Doctor Zhivago filmi, romanı milyonlarca insana ulaştırdı.
Edebi Mirası ve Temaları
Pasternak’ın mirası, şiirsel duyarlılığı, bireysel özgürlüğün savunusu ve sanatın politikaya karşı bağımsızlığını vurgulamasıyla güncelliğini korumaktadır. Doctor Zhivago, devrimin yarattığı travmayı insanî bir perspektiften ele alarak okuyucuya derin bir empati ve düşünme fırsatı sunar. Romanın ana temaları arasında tarih ile bireyin çatışması, aşkın kurtarıcı gücü, doğanın yenilenme döngüsü ve sanatın ölümsüzlüğü yer alır. Yuri Zhivago’nun şiirleri, romanın duygusal ve felsefi zirvesini oluşturur; “Hamlet” ve “Getsemani Bahçesi” gibi şiirler, acı çekme ve direniş temalarını işler.
Pasternak, totaliter rejim altında bile sanatın evrensel değerlerini koruyan nadir isimlerden biri olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır. Şiirleri, çevirileri ve romanıyla Rus edebiyatının altın çağını 20. yüzyıla taşıyan Pasternak, bugün hâlâ yeni nesil okuyuculara ilham vermektedir. Onun eserleri, bireyin tarihsel fırtınalar karşısında nasıl ayakta kalabileceğini gösteren zamansız bir tanıklık niteliğindedir. Pasternak’ın hayatı, sanat ile iktidar arasındaki gerilimin en dramatik örneklerinden biridir.
Nobel krizinde gösterdiği tavır, onun entelektüel dürüstlüğünün kanıtıdır. Bugün Peredelkino’daki evi müze olarak ziyaret edilmekte, eserleri dünya dillerinde okunmakta ve Doctor Zhivago modern edebiyatın klasikleri arasında sayılmaktadır. Boris Pasternak, sadece bir şair veya romancı değil; insan ruhunun özgürlüğünü savunan evrensel bir sestir.

| Özellik | Bilgi |
| Adı | Boris Leonidovich Pasternak |
| Doğum Tarihi | 10 Şubat 1890 (Eski takvim: 29 Ocak 1890) |
| Doğum Yeri | Moskova, Rus İmparatorluğu |
| Kilo | Bilgi mevcut değil |
| Boy | Bilgi mevcut değil |
| Burcu | Kova |
| Eğitimi | Moskova Üniversitesi (Felsefe), Marburg Üniversitesi (Felsefe) |
| Medeni Durumu | Evli (1922-1931 Evgeniya Lurye; 1931-1960 Zinaida Neuhaus) |

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.