Joseph Rotblat Kimdir Joseph Rotblat Biyografisi
| Gerçek Adı: | Józef Rotblat |
|---|---|
| Doğum Tarihi: | 1908 |
| Doğum Yeri: | Varşova, Polonya |
| Eğitim Durumu: | Varşova Üniversitesi |
Joseph Rotblat kimdir? Joseph Rotblat, hayatının önemli bir bölümünü nükleer fizik araştırmalarına ayırmış, ancak bilimsel çalışmalarının savaşta ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gördükten sonra yönünü barış ve nükleer silahsızlanmaya çevirmiş Polonya doğumlu İngiliz fizikçidir.
1908’de Varşova’da dünyaya gelen Rotblat’ın çocukluğu, Birinci Dünya Savaşı’nın ailesinin ekonomik durumunu sarsmasıyla birlikte oldukça zor bir döneme girdi. Ailesinin maddi imkânları azaldığı için klasik bir lise eğitimi yerine teknik okulda elektrik mühendisliği eğitimi aldı ve henüz genç yaşta elektrikçi olarak çalışmaya başladı. Buna rağmen fiziğe olan ilgisinden vazgeçmedi. 1929’da Varşova Özgür Üniversitesi’ne kabul edilmesi onun hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri oldu.

Joseph Rotblat Biyografisi
Fizik alanındaki eğitimini ilerleten Rotblat, 1932’de yüksek lisansını tamamladı ve 1938’de Varşova Üniversitesi’nde doktorasını aldı. Bilim dünyasına adım attığı yıllarda özellikle nükleer fizik ve radyasyon üzerine çalışıyordu. O dönemde yaptığı araştırmalar, ileride onu dünyanın en tartışmalı bilimsel projelerinden birinin içine sürükleyecek gelişmelerin başlangıcı oldu.
Rotblat’ın hayatındaki en ağır kırılma noktalarından biri ise II. Dünya Savaşı’nın başlamasıydı. 1930 yılında Tola Gryn ile evlenen Rotblat, 1939’da James Chadwick’in davetiyle Liverpool Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Maddi nedenlerle eşini başlangıçta İngiltere’ye götüremedi. Daha sonra Tola’yı yanına almak için Varşova’ya döndüğünde ise savaş patlak verdi. Tola’nın sağlık sorunları nedeniyle hemen İngiltere’ye gelememesi, çiftin birbirinden ayrılmasına yol açtı. Rotblat savaş boyunca eşini kurtarmak için farklı yollar denedi ancak Nazi işgali nedeniyle girişimleri sonuçsuz kaldı.
Savaştan sonra Rotblat’ın bilim anlayışı belirgin biçimde değişti. Hiroşima ve Nagazaki’nin yıkımı, nükleer teknolojinin yalnızca teorik bir mesele olmadığını ona ve dünyadaki pek çok bilim insanına açıkça gösterdi. Rotblat bundan sonra çalışmalarını insan hayatını korumaya ve nükleer silahların oluşturduğu tehlikeye dikkat çekmeye yöneltti. Londra Üniversitesi’ne bağlı St. Bartholomew’s Hastanesi Tıp Fakültesi’nde fizik profesörü olarak görev yaptı ve radyasyonun tıpta, özellikle kanser tedavisinde kullanılmasına yönelik araştırmalar yürüttü. Fakat onun asıl tanındığı alan zamanla bilim diplomasisi ve nükleer silahsızlanma mücadelesi oldu.

1955 yılında Bertrand Russell ve Albert Einstein’ın öncülüğünde hazırlanan Russell-Einstein Manifestosu’nu imzalayan bilim insanları arasında yer aldı. Manifesto, nükleer savaş tehlikesine karşı dünyaya ortak bir sorumluluk çağrısı yapıyordu. Bu girişimin ardından 1957’de Pugwash Konferansları’nın kuruluşunda önemli rol üstlendi. Doğu ve Batı bloklarının birbirine karşı sert bir tutum içinde olduğu Soğuk Savaş yıllarında Pugwash, farklı ülkelerden bilim insanlarının bir araya gelerek nükleer savaş ve silahsızlanma gibi konuları konuşabildiği önemli platformlardan biri haline geldi.

Rotblat uzun yıllar hareketin içinde aktif görev aldı. Bilim insanlarının yalnızca keşif yapan kişiler olmadığını, ortaya çıkan sonuçların insanlık açısından doğurabileceği etkileri de düşünmeleri gerektiğini savunması, onun mirasının en önemli parçalarından biri oldu.
Joseph Rotblat’ın bu mücadelesi 1995 yılında Nobel Barış Ödülü ile taçlandırıldı. Ödülü Pugwash Konferansları ile birlikte alması, bilim dünyasında alışılmışın dışında bir kariyerin de simgesiydi. Atom bombası çalışmalarında yer almış bir fizikçinin daha sonra nükleer silahların ortadan kaldırılması için mücadele etmesi, Rotblat’ın hayatındaki en dikkat çekici çelişkilerden biriydi.
Ancak o bunu bir çelişkiden çok bilim insanının sorumluluğunun doğal bir sonucu olarak görüyordu. 1992’de Albert Einstein Barış Ödülü’nü aldı, 1998’de İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth tarafından şövalyelik unvanıyla onurlandırıldı. Hayatının son yıllarında da nükleer tehdidin ortadan kalkmadığını anlatmayı sürdürdü. 31 Ağustos 2005’te, 96 yaşında Londra’daki evinde septisemi nedeniyle hayatını kaybetti.

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.