Mario Molina Kimdir? Atmosfer Kimyası Nedir?

Mario Molina Kimdir? Atmosfer Kimyası Nedir?
Gerçek Adı: Mario José Molina-Pasquel Henríquez
Doğum Tarihi: 1943
Doğum Yeri: Meksiko Şehri, Meksika
Eğitim Durumu: Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi, Freiburg Üniversitesi, Kaliforniya Üniversitesi Berkeley

Bugün çok önemli bir bilim insanını daha inceliyoruz değerli Biyografi.biz okurları… Mario Molina kimdir? Mario José Molina-Pasquel Henríquez, atmosfer kimyası ve özellikle ozon tabakası üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Meksikalı fiziksel kimyagerdir.

1943’te Meksiko Şehri‘nde doğan Molina’nın bilime ilgisi aslında çocukluk yıllarında başladı. Evindeki banyoyu küçük bir laboratuvar gibi kullanıp kimya deneyleri yapması, onun merakının ne kadar erken ortaya çıktığını gösteren ilginç bir ayrıntıdır.

Mario Molina Kimdir?

Bu merakı destekleyen kişilerden biri de kimyager olan teyzesi Ester Molina‘ydı. Molina henüz çocuk yaşlarda Marie Curie gibi bilim insanlarının hayatlarını okuyordu. Bir süre kemanla da ilgilendi ve profesyonel müzisyen olmayı düşündü ancak sonunda tercihini kimyadan yana yaptı.

Eğitim hayatının bir bölümünü İsviçre’de yatılı okulda geçirdi ve burada Almanca öğrendi. Daha sonra Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi’nde kimya mühendisliği okudu ve 1965 yılında mezun oldu. Avrupa’da Freiburg Üniversitesi’nde yüksek lisans çalışmalarını tamamladıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti.

Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de George C. Pimentel’in danışmanlığında fiziksel kimya alanında doktora yaptı. 1972’de doktorasını tamamlamasının ardından bilimsel kariyerinin en önemli dönemine gireceği Kaliforniya Üniversitesi, Irvine’e geçti.

Molina’nın adını dünya çapında duyuran çalışma, 1970’li yılların başında F. Sherwood Rowland ile birlikte yürüttüğü araştırmalardan çıktı. 1973’te Rowland’ın Irvine’deki laboratuvarında çalışmaya başlayan Molina, o dönemde buzdolaplarında, spreylerde ve çeşitli sanayi uygulamalarında kullanılan kloroflorokarbonların, yani CFC’lerin atmosferde nasıl davrandığını incelemeye başladı.

CFC’ler oldukça kararlı bileşiklerdi ve alt atmosferde kolayca parçalanmıyordu. Araştırmalar ilerledikçe bu gazların zaman içinde stratosfere kadar ulaşabildiği, burada Güneş’ten gelen güçlü ultraviyole ışınlarının etkisiyle parçalanarak klor atomlarını serbest bıraktığı anlaşıldı.

Asıl sorun da bundan sonra ortaya çıkıyordu. Serbest kalan klor, ozonla reaksiyona giriyor ve reaksiyon sonrasında yeniden kullanılabilir hale geldiği için çok sayıda ozon molekülünün parçalanmasına yol açabiliyordu. Molina ve Rowland, bulgularını 1974 yılında Nature dergisinde yayımladı.

Bununla yetinmeyip aynı yıl Amerikan Kimya Derneği toplantısında konuyu kamuoyunun gündemine taşıdılar ve CFC kullanımının sınırlandırılması gerektiğini savundular. O dönem bu görüşe karşı çıkanlar da vardı. Fakat sonraki bilimsel çalışmalar teorilerini destekledi. 1985 yılında Antarktika üzerindeki ozon tabakasında ciddi bir incelme tespit edilmesi, konunun artık yalnızca laboratuvarlarda tartışılan bir mesele olmaktan çıkmasını sağladı.

Molina’nın çalışmasının önemi, yalnızca bilimsel bir keşifle sınırlı kalmadı. Ozon tabakasındaki incelmenin nedenlerini ortaya koyan araştırmalar, ülkelerin CFC’lerin kullanımına yönelik ortak adımlar atmasının önünü açtı. 1987’de imzalanan Montreal Protokolü’nün hazırlanmasında bu bilimsel bulgular önemli bir temel oluşturdu. Molina da kariyerinin ilerleyen dönemlerinde bilim ile kamu politikası arasındaki ilişkiye özel önem verdi.

Ozon sorununun yanında hava kirliliği ve iklim değişikliği gibi çevre meseleleriyle de ilgilendi. Meksiko Şehri’nin hava kalitesini iyileştirmeye yönelik çalışmalara danışmanlık yaptı ve 2005 yılında kendi adını taşıyan Centro Mario Molina’yı kurdu. Akademik kariyeri boyunca Kaliforniya Üniversitesi, Irvine, Caltech, Jet Propulsion Laboratory ve MIT gibi kurumlarda araştırma ve öğretim faaliyetlerinde bulundu.

Bilim dünyasındaki çalışmaları çok sayıda ödülle karşılık buldu. 1983’te Tyler Çevresel Başarı Ödülü’nü, 1989’da NASA Olağanüstü Bilimsel Başarı Madalyası’nı ve 1994’te Max Planck Araştırma Ödülü’nü aldı. En büyük akademik ödülü ise 1995 yılında F. Sherwood Rowland ve Paul J. Crutzen ile paylaştığı Nobel Kimya Ödülü oldu. Ödül, atmosfer kimyası ve ozonun oluşumu ile parçalanması konusundaki çalışmaları nedeniyle verildi.

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.

ADINIZ

E-POSTA

YORUMUNUZ

ataşehir escort bodrum escort izmit escort escort antalya antalya escort