Amartya Sen kimdir?
| Gerçek Adı: | Amartya Kumar Sen |
|---|---|
| Doğum Tarihi: | 1933 |
| Doğum Yeri: | Şantiniketan, Batı Bengal, Hindistan |
| Eğitim Durumu: | Presidency College, Kalküta; Trinity College, Cambridge |
Amartya Sen, yoksulluk, kıtlık ve insan refahı üzerine çalışmalarıyla tanınan, 1998 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Hint ekonomist ve düşünürdür.
Amartya Sen kimdir? Ekonomiyi yalnızca para, büyüme ve gelir rakamları üzerinden değerlendirmek yerine, insanların nasıl bir hayat yaşayabildiğine odaklanan dünyanın önemli ekonomistlerinden biridir. Özellikle Yapabilme Kapasitesi Yaklaşımı (Capability Approach), yoksulluk ve kıtlık üzerine yaptığı araştırmalarla tanınır.
Sen’e göre bir ülkenin gelişmişliğini anlamak için yalnızca ne kadar zengin olduğuna bakmak yeterli değildir. İnsanların eğitime, sağlığa, beslenmeye ve hayatlarını istedikleri şekilde sürdürebilecek imkânlara sahip olup olmadığı da önemlidir.

Amartya Sen’in Hayatı ve Eğitimi
Amartya Kumar Sen, 3 Kasım 1933 tarihinde Şantiniketan’da doğdu. O dönem bölge Britanya Hindistanı sınırları içerisindeydi; bugün ise Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinde bulunmaktadır.
Sen, eğitim ve kültürle iç içe bir aile ortamında büyüdü. Babası Ashutosh Sen üniversitede kimya profesörüydü. Çocukluğunun bir bölümünü Dakka’da geçiren Sen, daha sonra ailesiyle Batı Bengal’e taşındı.
Üniversite eğitimine Kalküta’daki Presidency College’da başladı. Ardından İngiltere’ye giderek Trinity College, Cambridge’de eğitim gördü ve 1959 yılında doktorasını tamamladı.
Oldukça genç yaşta akademik kariyere başlayan Sen; Jadavpur Üniversitesi, Delhi School of Economics, London School of Economics, Oxford, Cambridge ve Harvard gibi önemli üniversitelerde görev yaptı.
Amartya Sen Kıtlık Konusunda Neyi Değiştirdi?
Sen’in en dikkat çekici çalışmalarından biri kıtlıkların nedenleri üzerineydi.
Uzun yıllar boyunca kıtlıkların temel nedeni basitçe “yeterli yiyecek bulunmaması” şeklinde açıklanıyordu. Sen ise farklı ülkelerde yaşanan büyük kıtlıkları inceleyerek meselenin bundan daha karmaşık olduğunu gösterdi.
Bir yerde yiyecek bulunması, herkesin o yiyeceğe ulaşabileceği anlamına gelmiyordu.
Örneğin bir işçi işini kaybeder ve geliri ortadan kalkarsa pazarda yiyecek bulunmasına rağmen onu satın alamayabilir. Benzer şekilde fiyatların hızla yükselmesi veya insanların sahip oldukları malların değer kaybetmesi de gıdaya erişimi engelleyebilir.
Sen bu yaklaşımı özellikle 1981 yılında yayımlanan Poverty and Famines adlı kitabında ele aldı. Böylece kıtlıkların incelenmesinde yalnızca toplam gıda miktarına değil, insanların gıdaya ulaşabilme imkânlarına da bakılması gerektiğini ortaya koydu.
Yapabilme Kapasitesi Yaklaşımı Nedir?
Amartya Sen’in ekonomi düşüncesine yaptığı en önemli katkılardan biri Yapabilme Kapasitesi Yaklaşımı olarak bilinir.
Bu yaklaşımın temel düşüncesi aslında oldukça basittir:
Bir insanın refahını yalnızca ne kadar para kazandığına bakarak ölçemeyiz.
Önemli olan kişinin sahip olduğu imkânlarla nasıl bir hayat yaşayabildiğidir.
Bir insanın geliri yüksek olabilir ancak sağlık hizmetlerine ulaşamıyorsa, eğitim alamıyorsa veya yaşadığı çevre günlük hayatını ciddi biçimde sınırlandırıyorsa, yalnızca gelir rakamına bakarak o kişinin yüksek refaha sahip olduğunu söylemek eksik kalabilir.
Sen bu nedenle iyi beslenebilmek, eğitim görebilmek, sağlıklı yaşayabilmek ve toplumsal hayata katılabilmek gibi gerçek yaşam imkânlarının dikkate alınmasını savundu.
Bu düşünce, ekonomik kalkınmaya yalnızca gelir açısından değil insan yaşamının kalitesi açısından bakılmasına önemli katkı sağladı.
İnsani Gelişme Anlayışına Katkısı
Sen’in düşünceleri daha sonra insani gelişme anlayışının şekillenmesinde etkili oldu.
Bu bakış açısında ülkelerin başarısı yalnızca ekonomik büyüklükleriyle değerlendirilmez. Eğitim, sağlık ve yaşam koşulları gibi insanların günlük hayatını doğrudan etkileyen alanlar da dikkate alınır.
Bu yaklaşım, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından kullanılan İnsani Gelişme Endeksi (HDI) düşüncesinin gelişmesinde de etkili olmuştur.
1998 Nobel Ekonomi Ödülü
Amartya Sen’in sosyal tercih teorisi, refah ekonomisi ve yoksulluk üzerine yaptığı çalışmalar ekonomi bilimi üzerinde geniş etki yarattı.
1998 yılında refah ekonomisine yaptığı katkılar nedeniyle Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görüldü.
Sen’in çalışmaları ekonomi ile etik arasındaki ilişkinin yeniden tartışılmasına da katkı sağladı. Ona göre ekonominin amacı yalnızca daha fazla servet üretmek değil, insanların daha iyi bir hayat yaşayabilmesini sağlamaktır.
Bir yıl sonra, 1999 yılında Hindistan’ın en yüksek sivil nişanı Bharat Ratna ile onurlandırıldı.

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.Tüm alanların doldurulması gerekmektedir.